Röportaj

Usta Şairlerden Şiir Üzerine Görüşler – Rahmi Emeç

“Şiirin tanımı nedir, nasıl yazılır, bir şiiri okurken nelere dikkat etmeliyiz?” gibi aklımızda sürekli devinen birden çok soruyu kimi usta şairlere sordum. Böylece şiir okurken yahut yazarken bize rehber olabilecek yanıtları bir arada bulabilecek ve şiire hak ettiği liyakati üzerinde ciddiyetle durarak teslim etmiş olacağız.

Bugün ki konuğum Rahmi Emeç

1) “Bu bir şiirdir” dediğiniz şiiri nasıl tanımlarsınız?
Şiirin yazanından çıktıktan sonra okuyanında “yeniden üretilen bir şey” olduğunu düşünürüm. Yirmi yıl önce okuduğum bir şiiri bugün okuduğumda da onda yeni şeyler; yeni tatlar, yeni çağrışımlar bulur ve yeni şeyler üretebilirim. Oysa şiir aynıdır; fakat ben yirmi yıl önceki ben değilim. Mutlaka değiştim, dönüştüm. Bana eklenen, benden eksilen şeyler olmuştur. Okuduğumda beni alıp götüren, yolculuklara çıkaran; yeni çağrışımlarla, imgelerle yeni hesaplaşmalara, yeni buluşmalara uğratandır o. “Bulaşıcıdır” bir bakıma.

2) Şiir yazan herkes şair midir? Sizce şair kimdir?
Yazdığı şiirse şairdir tabii. Ama sonuçta yazdıklarımızın bir karşılığı varsa, yazılan okurda yeniden bir ömür sürüyorsa, oradan başka insanlara geçiyorsa yazılan şey “yaşayandır” ve kalıcı bir yer edinmiştir artık. Sözcüklerle günlük dilin o hemen tüketiliveren hâlinden çıkıp, okuru da “anlama gayretine” davet eden bir dili kurabilmek, öyle bir şiiri inşa edebilmek…

3) Genç şairler için neler söylemek istersiniz? Şiirde nasıl bir yol izlemeliler sizce?
Çok okumak önemli. Farklı şairleri okumak. Nesnelerin tarihine yolculuk edebilmek. Sözcüklerle, onların uyumlu buluşmalarına çaba harcamak. Ben hep sözlük çalıştım yıllarca. Sözlük okudum. Faydasını gördüm. Nasıl bir yol izlemenin mutlak bir reçetesi yok. Yapı taşlarımız belli. Sözcükler çoğaltmalı. Onlarla didişmeli. Onlarla uyuyup kalkmalı.

4) Genç şairlerle bir araya geliyor musunuz? (Pandemi sonrası için, sosyal medya aracılığıyla görüşüyor musunuz?) Onlara yönelik herhangi bir çalışma yürütüyor musunuz?
Elimden geldiğince takip etmeye çalışıyorum. Şiire çok ciddi eğilen, orada güzel yolculuklara çıktığını düşündüğüm gençler var. Ben hep umudun gençlerde olduğuna inandım. Bu inancım sürüyor. Yürüttüğüm bir çalışma yok. Dergiler daha çok onların ürünlerine yer versin istiyorum. Etkinliklerde onlar olsun istiyorum.

5) Genç şairleri geleneğe bağlı buluyor musunuz?
Beslenenler var. Beslenilmeli de. Şiir başka başka dallar edindi kendine. Gövdeye yeni şeyler eklendi. Daha deneysel, daha başka bir sesle ve bize gözümüzle de okumamızı isteyen şiirler var. 80’li yıllarda yazdığım şiirleri bir başkasını okur gibi okuyorum. Ben de o dünkü ben değilim. Yarın da değişmiş olacağım. Yeni kuşak kendi “yenileriyle” gelecek elbette. Onları anlamaya, kavramaya, onlara yaklaşmaya gayret ediyorum.

6) Şiir üzerine yazılan “aydınlatıcı, ufuk açıcı” diyebileceğiniz birkaç kitap önerisi alabilir miyiz sizden?
Şiir yazarken bir taraftan da kuramsal boyutta katkı sunanlar var. Örneğin Özdemir İnce’nin “Şiir ve Gerçeklik” kitabı var. 80’lerde Varlık dergisinde bölümler halinde yayınlamıştı. O yıllarda teksir kâğıdına el yazısıyla yazmıştım onları. Ve başka şairlerin şiir üzerine yazdıklarını. Yazarak çok daha iyi kavrıyordum. O yazılar hala duruyor bende. Hangi “inatla”, hangi “gayretle” yazmışım, o eski kendim şaşırıyorum. Nasıl yazmışım? O sayfalardan fotoğraf gönderebilirim.

7) “Şiir okunmuyor” deniliyor sürekli. Bu söylem sizce ne kadar doğru? Şiire yönelik bir itibarsızlaştırma eylemi olabilir mi aynı zamanda?
Ciddi bir “kolaycı” okur kitlesi var. Şiire “yaklaşmada” kimi sorunlar… Şiirin “anlatmadığını”, böyle bir görevi olmadığını bilmek gerekiyor. Geçmişte de fazlaca “görev” yükleyenler vardı. Şiir okunuyor yine de. İtibarsızlaştırma demeyelim. Okura da iş düşer her zaman, şiirden söz ediyorsak. Okurun da şiire yaklaşmak için bir çaba içinde olması gerekiyor. Bazen tekrar tekrar okuru “okumaya davet eden” şiirler vardır. İyi şiir okuru bunu yerine getirir. O zaman onun tadına varabilir, onun çağrıştırdıklarıyla çok derinlikli bir yolculuğa çıkar…

8) Şiir okurlarına herhangi bir okuma öneriniz var mı?
Evet, okuma önerim: Daha çok şiir okumaları. Ne kadar çok şiir okurlar, o kadar çok şiire yaklaşmaları mümkün olur.

Kıymetli zamanını ayırarak şiir üzerine görüşlerini bizimle paylaştığı için Rahmi Emeç’e teşekkür ediyorum.

Ben teşekkür ederim. Selam ve saygılarımla.

KONUŞUNCA BOYNUNDAN KONUŞUR

konuşunca boynundan konuşur hayatın kapalı avlularında
gecede aynaya durup gözlerini yitirsin diye iz sürücüleri
yatıya kalır, dindirir özlemini
bir sevgilinin saçlarını yıkayan bulut ıslaklığında
kavuşmalar için iliştirip, bir ömrün yüreğine bu kan lekesini
sözlerini çiçekler kadar açar, yüzünü uzaklara verip
ölümü ağlatır, güler ayrılıklara koşarak
hasta çocuklar ölüme yorumlar yeniden doğuşunu

konuşunca boynundan konuşur, hayatın kapalı avlularında
geçtiği kentlerden rengini bulmuş bir isimle
yazılıdır cezacıların defterine, buluşmasını bekler
yeni yollar çizerek, kollarını açacak bir sevinci ısıtsınlar diye,
çekildiği sorgulardan akranlarına anılar süsler
görüşmelere yıldızlar düşürecek sevgilisi de unutunca
ah söyleyin kim anlar, ah söyleyin
bir yolcunun yalnızlığına yüreğinden kanadığını

yorgunluğu buluşmada ona beyaz giysiler giydirip,
yüzüne acılardan süzülmüş durgun sular bıraktığında
herkes aranan eski bir kaçak sanır bakıp kesilmiş saçlarına
bilen bilir onun içindeki dilsiz kalabalığı
konuşunca boynundan konuşur, hayatın kapalı avlularında.

Rahmi Emeç

(80’lerden, ilk kitap Sevgiyi Dağlara Salacağım’dan.)

Rahmi Emeç (6 Kasım 1959, Eskişehir) Yerel gazetelerde, Milliyet Haber Ajansı, Hürriyet Haber Ajansı ve bazı dergilerde muhabir, haber müdürü, genel yayın yönetmeni gibi çeşitli görevlerde bulundu. 80’den bu yana pek çok kültür sanat dergisinde şiirleri, öyküleri, şiir üzerine deneme yazıları yayınlandı. Eskişehir’de TYS adına çeşitli kültür sanat etkinlikleri düzenledi. Dokuz yıldır aralıksız Uluslararası Eskişehir Şiir Buluşmalarının düzenleme kurulunda yer alıyor. Yazılıkaya Şiir Yaprağı’nı 7 yıl süreyle yayınladı. TYS ve PEN üyesi. Kitapları:
*Sevgiyi Dağlara Salacağım (Ozan yay. kasım 1991- şiir),
*Ertelenmiş Düşler Kitabı (ATM yay. eylül 2005- şiir),
*Kırık Zihinler Sahafı (Alter yay. ocak 2011- şiir),
*Bakışsız Gece (Yasakmeyve, Komşu yay. mayıs 2013- şiir),
*Masallar Mektuplar ve Kuşlar, (Noktürn, şubat 2014- öykü),
*Uzak İnsanın İçindedir (Öteki yay. Nisan 2016, denemeler),
*Hasarlı Tarih Notları (Öteki yay. kasım 2016- şiir)
*Çekirdek zaman durakları (Klaros, eylül 2020- denemeler)

Yazar: Rabia Çelik Çadırcı

Ş.Urfa’nın Bozova ilçesinde dünyaya geldi. İlk ve ortaokulu burada, liseyi Ş.Urfa Anadolu Ticaret Meslek Lisesi’nde tamamladı. Eskişehir Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi İktisat bölümünde sürdürdüğü lisans eğitimini yarıda bıraktı. Edebiyatla ilk gençlik yıllarında uğraşmaya başladı. Yazıları çeşitli gazetelerde ve Bibliyomag sitesinde öykü ve şiirleriyse Varlık, Sanat ve Hayat, Zamansız Dergi, Sadece Şiir gibi dergilerde yer aldı. 2017 yılında “Gece Saçlı Kırlangıçlar” adlı öykü kitabı yayımlanan yazarın, 2019 yılında da “Zehrimar” adlı şiir kitabı yayımlandı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir