Odamda ders çalışıyordum. Biraz mola vereyim, dedim. Mutfağa bir bardak su içmeye gittim. Kapıyı açtım. Babam içerdeymiş, “Ödümü koparttın!” dedi. Cep telefonunu, kolunun altına saklamaya çalışıyordu. “Niye sessizce giriyorsun Pelin?” “Su içecektim,” dedim. Raftan aldığım bardağa, sürahiden su doldurdum. Babam, cep telefonunu kulağına götürdü, “Pelin’e de söylüyorum Sedat,” dedi. Sedat dayımla konuştuğunu anlamıştım. Kaşlarımı kaldırdım. “Ne oldu baba?” “Yarın annenin doğum günü…” diye fısıldadı. Ellerimi çırptım, “Çikolatalı pasta alalım,” dedim. İşaret parmağını dudağına götürdü. “Sus sus! Annen salonda televizyon seyrediyor, konuştuğumuzu duymasın.” Hiçbir şey anlamamıştım ama babamın sözünü dinleyip sustum. Masanın kenarındaki sandalyelere oturduk. Babam ciddileşmişti. Kulağıma doğru eğildi. “Hiç kimse annenin doğum gününü kutlamayacak.” “Annem çok üzülür…” diyecek oldum. Dudaklarında bir gülümseme belirdi. “Şaka yapıyoruz kızım. Doğum gününü unuttuğumuzu sanacak. Oysa akşama sürpriz doğum günü partisi düzenliyoruz. Anneannenle deden dahi oyunumuza katılmayı kabul etti.” “Tıpkı filmlerdeki gibi…” dedim. “Evet,” dedi babam. “Ve senin de bir görevin var. Sedat dayınla birlikte evi süsleyebilelim diye, anneni evden uzaklaştıracaksın.” “Anlaştık,” dedim ve mutfaktan çıkıp odama gittim fakat hemen geri döndüm. Babam, yine telaşlandı, “Aman Pelin…” “Ne yapayım baba, su içmeyi unutmuşum.” Mutfak kapısını, arkamdan yavaşça kapadım. Göz ucuyla kontrol ettim; annem salonda televizyon seyretmeye devam ediyordu. Ertesi sabah, erkenden uyandım. Annem, odama geldi. Neşeliydi, en güzel elbisesini giymişti. “Günaydın Pelin, kahvaltı birazdan hazır olur,” dedi. “Günaydın anne,” diyerek yatağımdan kalktım. Okul formamı giydim ve kahvaltı etmeye gittim. Ailece sofraya oturduk. Babam, anneme döndü, “Ben bugün biraz gecikebilirim Ceyda, toplantım var,” dedi. Annem, hayretle gözlerini açtı. “Hakan biliyorsun bugün…” diyordu ki babam sözünü kesti. “Ah evet, sıradan bir gün,” dedi. Annemin canı sıkılmıştı yine de bir şey söylememeyi tercih etti. “Hadi Pelin, okula geç kalacaksın,” dedi babam. Okulda bütün gün, son ders zilinin çalmasını bekledim. Heyecandan tek kelime ders dinleyemedim. Annem, lisede matematik öğretmenidir. Akşamları aynı saatlerde eve dönüyoruz. Ondan önce eve ulaşmak […]