15 Ağustos 2026

Çiğ

Gördüm. Aydan düştü parçalarım, ve her biri bedenim üzerine yıkıldı, Beni kaybettiğimiz anlardan birtanesi budur. Bir deprem oldu, gördüm ve beni yitirirken henüz, hissettiğim feryat izlediğim en soluksuz halimdi. Sonra bir çığ düştü tepelerden aşağı, ta olimpostan, bir gördüm ki…

SANATTA BEDEN VE KİMLİK: Tarihsel ve Çağdaş Bir İnceleme

Sanat tarihi boyunca beden, yalnızca görsel bir obje değil, aynı zamanda kimliğin, toplumsal normların ve bireysel ifadelerin güçlü bir yansıması olarak sanatın merkezinde yer almıştır. Bu imgeler, tarihsel zamanlar ve kültürel bağlamlar arasında farklılık gösterse de, bedenin sanat aracılığıyla kimlik…

DEVLET VE ALLAH

“Gel, ben senin gibiyim” dedi Çetin. Zaman geçmiş. Su bitmiş. Sigara sönmüştü. Yarısı karanlık olan odada on altı yaşında olduğu henüz yeni anlaşılan bir erkek çocuğu var. Çocuğun yüzünde korkusunu belli etmek istemeyen bir sarılık hüküm sürmekte. Fakat Ferhan en…

Gölgesizler Üzerine

“Düş gecenin akvaryumudur.” Victor Hugo Rüya, içinde yaşadığımız sonsuz olasılıklar evreninden çok daha fazlasını içinde barındıran, uyku iksirinin tesirinde geçen saatlerde bilinç dışımızı katman katman önümüze seren o ketum büyücü. Rüya, onu bilebildiğimiz veya bilemediğimiz ölçüde hayatın, bilimin ve edebiyatın…

Zihinsel Denemeler- 2: Yaratılışın Sessizliği

Başlangıçta, gökler ve sular arasında derin bir sessizlik vardı. Ne zaman vardı ne de biçim. Karanlık, henüz aydınlıkla tanışmamıştı. Sessizlik, varoluşun ilk nefesiydi. Boşluğun içinde yankılanan bir nefes, hiçliği yarıp geçti. Bu nefes, yazgısı yazılmamış bir dünyanın ilk harfiydi. Sonra,…

Paulo FREİRE’nin Ezilenlerin Pedagojisi Kitabının EPİFANİ KİTAP TOPLULUĞU Tarafından Değerlendirilmesi

Ezilenlerin Pedagojisi Üzerine Birkaç Şey…          Damdan düşenin hâlinden kimin anladığını hepimiz gayet iyi biliyoruz. Empati ve farkındalığa vurgu yapan Türkçedeki bu söz kendimizi başkalarıyla ve onların dünyadaki durumuyla özdeşleştirmek istersek, sadece onların yaşadıklarının aynısını yaşarsak bunu anlayabileceğimizi öngören bir…

OXWEŞ OLDU SÜLEYMAN EFENDİ’YE

Kendimizi var etmeye çalışırken yok ettik. Var olduğumuzu düşündüğümüz an… Kurulmaya çalışılanlar bugün Ayrılığın üzerine birliktelik Oxweş oldu Süleyman Efendi’ye… Tüfeğini deppoya koymaya yeltendikleri vakit Barut koktu ve devlet el koydu. Kahve ocağına haciz geldi. Bu ülkede usulsüz eğlendiğimize dair…

Dicle Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi ve Mardin Artuklu Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencilerinin bir araya gelerek oluşturduğu bağımsız bir kolektif; “YARGI ve YAZGI” adlı sergiyi Mardin Müzesi Sanat Galeri’sinde açtı.

YAZI ve YARGI Sergisi için kollektif üyelerine sorular sorduk. Soruları kollektif adına Emre Samancı cevapladı. İyi okumalar dileriz. Merhabalar, Dicle Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi ve Mardin Artuklu Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencilerinin bir araya gelerek oluşturduğu bir kolektif olarak bir…

Zihinsel Denemeler-1 – Sessiz Yankılar

Her yeni sorun, eski bir sorunun başka bir kılığa bürünmüş hâlidir; her çözüm ise yalnızca bir yankının yeni bir adla çağrılmasıdır. Tarih maskelerle oynar; fakat derinlerde hep aynı sessizlik yankılanır. Zihin, varoluşun sonsuz yankıları arasında bir anlam bulmaya çalışırken kendini…

An Doruklarına Yükseliyor

Şu an’a…Bizim için doğmuşuz, olur radikal yorumsamacı gerçekBugün senin günün,Sen çok yaşa!Merhaba, sevgilime giden yolbugün sevinçle çağlanır olurGülüşlerinden kutlarım,gözlerinden öperim bugün,bekleyişlerimlekucaklarım seni.Çokça! Merhaba,sevgilime giden gerçekyol haritası,duraklarında, kervanlarındasana doyumsuzlukların kaynağını sunarım,seni.Şiirler ile anarım sevgilerimisana senden daha iyineyi anlatabilirim.Bugün, senin bize giden…

Şin Kitabesi

Bu Kapısı Anlamak, hayatın gözleridir. Çünkü insan bir uyku halidir. Ve isminin sesi bir anlam dağıdır bende. Zihin, ruhun yoludur. Tanrının yorulduğu bu yolda; sağır bir kaya gibi bekledim seni. Gülüşün; ruhumun kaygıları, ümidin gördüğü dilek, neşeli bir övgü ve…

DEPERSONA

Kimin rivayet ettiği bilinmemekle Bilinse de önem arz etmemekle beraber Yetmişli yıllarda bu ülkenin denizleri Tuzlu değillermiş bu denli Yetmişli yıllardan bu yani Mitolojide bilinmeyen bir kadın Ağlaya ağlaya tuz katmış onlara Gözlerinden denizlere Gözünün rengi akmış tuz etkisiyle Travmalar…

İhsan Oktay ANAR’ın Puslu Kıtalar Atlası kitabının EPİFANİ KİTAP TOPLULUĞU Tarafından Değerlendirilmesi

İhsan Oktay Anar’ın 1995 yılında yayımlanan Puslu Kıtalar Atlası romanı, Türk edebiyatında özgün tarzı ve zengin kurgusuyla dikkat çeken bir eserdir. Tarih, felsefe, bilim, fantastik öğeler ve büyülü gerçekçilik unsurlarını ustaca birleştiren bu eser, okurlarını 17. yüzyıl İstanbul’unda geçen esrarengiz…

Kuyunun Dibi

Ah be abim Bellenmiş palazlanmış rezillik Canımızdan parça alıp ahlak yoksunu kılmış ve bize salmış. Sayın tanrıya sorsan sizin suçunuz der, Suçlanacak bir biz kaldık bu dünyada, Temiz yürekli de değiliz artık, Kiri iliklerimize dek işlemiş salmışlar bizi dünyaya, Ahlak…

EPİFANİ KİTAP TOLULUĞU üyelerinin, Gabriel Garcia MARQUEZ’in Kırmızı Pazartesi kitabı üzerine yaptığı yorum ve alıntıların derlemesidir

.Bu kitabı günümüze yorarsak yer ve zaman fark etmeksizin her toplumda bazı kavramların anlamının hiç değişmeyeceğini ya da bazı toplumların gelişip bazılarının yerinde saydığını anlayabiliriz. (Muzaffer ILGÜN’ün Yorumu) ⬆⬆⬆ Kırmızı Pazartesi kitabıyla Gabriel Garcia Marquez toplumun gerçekliğini yaşanmış bir olay…