5 Eylül 2026

10 November 8:37 PM Ya Da Ant

Asırlar geçti.Ben asırların ne demek olduğunu bilirimİçsel bir dürtü bu, asırlar geçmiş olduğuna dair bir kanıksamaÖyle bir histir ki rüzgar uzun mu uzun zamanlardır böyle sert esmemişti yüzüme doğruve ben üfürülmenin ne demek olduğunu bile unutmuştum.Üfürülmek çok uzaklara, doğrular ve…

Külünden Yaratılan Anadolu’ya

Gökten geliyorlar parça parça, Severadım değil, Umutadım. Yormuyorlar annelerini Ve yormayacaklar annelerini. Çünkü yıldızlar parlıyor Ve üşümüş bir dağı örtüyor parlamaları. Ah benim üşümüş dağ ve derelerim, Kaldırmasını bilirim kara çarşafı üstünüzden, Kaldırmasını bilirim — Allah’ın işine karışmak gibi olmasın.…

LİVOR AMA MORTİS DEĞİL

Pışşş pışşş pışşş, pışşş…Bir daha uyanmayacak olanlara, uykusu bölünenlere, yerinden edilenlere, son parasıyla seyyardan incir çözmeye çalışan bir dayı gördüm dün, büyüklere, son adımını karşıdan karşıya geçerken ölüme atan bir çocuk vardı önceki gün, küçüklere, kazılmadık mezardan umut kesilmez demişlerdi,…

sek içilen fikirler 10

Kimsenin olması gerekmiyor, ortalık hep aynı ortalık, kişiler, zamanlar, mekanlar değişebiliyor hatta bağzen fikirler bile değişiyor, babasını sattığımın dünyasında… İşte bunca nitelikli kursağımızda düğüm tutan mevzuların varlığıyla birlikte yürüyüp gidiyoruz yaşam çizgisinden, hani bağzen böyle neden diye sorduğumuzda kendimize bir…

Özlemek

Gecenin karanlığı çöktü yine, Işığımın, uzaklığından mıdır bu kadar karanlık oluşu. Yoksa yokluğunu duyan yıldızların ışığını söndürmesi miydi karanlık? Gökyüzü bulanık, içimde duman karası bir bulut. Sanki varlığının uzaklarda olduğundan haberdar gibi hüzün kaplı ruhum. Gözlerin, gözlerimde buluşuyor düşlerimde. Sarı…

ANDREY TARKOVSKY GÖZÜNDEN AKTÜER KURAM

ÖZET Sinemada auteur terimini duymuş muydunuz? Auteur Kuramı’na göre sinema, ana yaratıcı süreçlerin yönetmen tarafından gerçekleştirildiği bir sanat türüdür. Yönetmen senaryodan filmin seyirciye sunulduğu her aşamaya kadar tüm süreçlerin belirleyicisidir ve yalnızca teknik becerileri ile değil bireysel kimliğiyle de filmine…

Limon Ağacı

Kulağından limon ağacı kokladım dün gece Bir asır geçmiş gibi keder dağını aşalı Sabah tarçın çayı akşam sigara sonrası Nakarat: Maviye uzanıyor saçlarım ellerinden Yollarda düş sürüyor güneş taşlarından Savaş mızraklarımız kapı önünden Barikatın ardı sır, mezar çiçeklerimiz taze Kulağından…

|İEY / Seans Sonrası

Düzeni geçmiş tanrılardan arınarak bir yörüğün haykırdığı bozlak gibi ince nakışlar ile yeniden yaratmak düzeni, ne güzel olurdu şimdi alevilik, gözümün gördüğü hiç bir şeyden korkmam kaygılarım dahil. Yaşanması ihtimalinde bir şeyin tahminiyle yazdım bunları; Her an yaşayabilirim bunun farkındayım.…

YAŞAMIN DOĞASI

Duvarda asılı, siyah plastikten yapılmış ucuz görünümlü saat öğleden sonra biri gösteriyordu. Kahverengi masa ve sandalyelerle dolu büyük odadaki kadınlı erkekli kalabalığın tümü yarım saattir konuşan; siyah takım elbiseli, uzun yüzlü, koca burunlu adama odaklanmıştı. Toplantı uzun sürecek gibiydi. Her…

Zihinsel Denemeler-4: Algoritmaların İmparatorluğu

“Adaletin ilk tohumu, aç bir insanın payına düşen lokmada gizlidir.” İnsanlık, tarih sahnesine çıktığı andan itibaren yalnızca varlığını sürdürmekle yetinmedi; adaletin, paylaşımın ve düzenin ne olduğu sorularıyla da yüzleşti. Ekonomi, o dönemde bugünkü gibi karmaşık finansal sistemler değildi; avın nasıl…

GODOT GELSE DE İSTİFA ETSEM!

Geceden uykunun gelmesini bekle. Uykunun kaçması için biraz daha ön loba yüklen. Ben bugünden alacaklıyım. Ben dünden de alacaklıydım. Ben bu ömürden alacaklıyım ömürden! Sağa dön, sağın uyuşana kadar dönük kal. Sonra sola yüklen. Solu hafif uyuşturduğun gibi hemen geri…

UYKUSUZLUKLARIM

Yokum… Bir uyku vaktinde bırakılmışım Lavantalarım , nergislerim yolunmuştu Gri bulutlar toplanıyordu kirpiklerimde Kuru bir gök gürültüsü Sessiz fırtına içimde Kapatsam gözlerimi herşey geçecek gibi Yokum… Olmamam gerekiyor O duvarları yıkmak için parçaladım ellerimi Oluk oluk kan akıyor damarlarımdan İnce…

Yalnızlığım

Hiçbir yere varılamayan ışıksız, izbe bir yolda yürüyorum. Dilimi anlayan yok, susuyorum. Şimdi koca bir sessizlik büyütüyorum içimde. Kalabalığın içerisinde benliğimi kaybettim. Ölümün soğuk sessizliği sesleniyor. Oysa bir taraftan yaşam şarkısı oyalıyor ruhumu, Ve her gün yeniden yaşamaya başlıyorum. Ben…

Panormos Koyu’nun Koordinatları

I Ayaklarımı daldırsam o gözlere Bacaklarımı ısıran balıklar Kızdılar mı, yoksa sevdiler mi beni? II Gitmek bilmiyor benimle buralara kadar gelen ve plaj havlumu evi bilen inatçı tırtıl Tepeden iniyor selâmsız geçip gidiyor râhip III Hiçbir Yer’de, yuvasız hayaletim ve…

Yaşlı Adamın Hikayesi

Aralığın başıydı, dışarıda soğuk bir yağmur yağıyordu. Kışa girildiği doğanın suskunluğundan anlaşılıyordu. Kış, kızgın bir insan misali rüzgârı ve yağmuru yeryüzüne boca ediyordu. Kuşlar, böcekler, ağaçların yaprakları, inekler, tavuklar bile bu kızgınlıktan kaçar gibi saklanmışlardı. Rüzgârın uğultusu ve yağmur sesi…

Kadın ve Özgürlük üzerine Ontolojik Bir Yolculuk

Kadın, eril düzenin dayattığı varlık biçimlerinin dışında, sessizliğin içinde kendi varoluşunun ağırlığını taşıdı…bu sessizlik, yokluk değil, varlığın kendisini yeniden tanımlayan radikal bir direnişti.” Kadın ve özgürlük ilişkisi, felsefenin varoluş sahnesinde yalnızca tarihsel bir mesele değil, aynı zamanda bitimsiz bir yeniden…

Belsa Kitabesi

Tapınak Kapısı Gülüşün, cennet kapısındaki insanın darüşşifası ve kokusu ilk çiçeğin ruhu. Gözlerin, nazik bir kalbin zamanda kaybolmuş kalıcı sözleri. Okuduğum ilahileri kalbine taşıyan yük. Parmakların, kışın ortasında toprağı uyandırmaya çalışan sıcak elin ucu, bucağı ve izi. Bu iz, ruhun…

Ötekinin Sesi

Öteki olmak… Bu şekilde denildiğinde çok farklı şeyler akla gelse de aslında çok da yabancı olmadığımız hatta herkesin birer öteki olduğu bir dünyada yaşadığımız söylenebilir. Kimdir peki bu ötekiler, ötekiler için bir tanım bulmak gerekirse; bulunduğu çemberin farklılığından dolayı ırkçılık…

ERMİŞSE SIRRINA DÜNYA

Ermişse barışın sırrına dünya Bir türkü söyle takılsın turnanın kanadına Yazsın anlatsın DağınıOvasını Yaylasını Şehrini Gahi zindanda gahi kahvehane masasında Dinle tarlasını Fabrikasını İşçinin nasırlı ellerinden tutanda Bir yürek yırtılır Kalır hasretli sızı Helalleşir Yarım kalmış bir söz dudakta Lisanı…

UYKUSUZLUKLARIM

İçim içimi almayacak kadar yorgun Yine bir yer edinemeyişimin bilmem kaç yüzüncü yılını yaşıyorum.. Kasvetli bir kış günündeki kapkara bulut gibiyim İçim içimi kusacak kadar yorgun Kaç asır geçmiş her ölümümden sonra İyisimi kapatıp gözlerimi bu gecede öleyim Yabancı değilim…