Metaforik Düşünce

Döngüsel Töz

Âdem, tahtadan mı gelmiştir?
Topraktan mı?
Peki, nereye yönelir?
Desteklememe müsaade verin savımı:
Dünyayı iki insan yönetir.

Ne gizli örgütler…
Ne büyük ülkeler…
Yalandır üç defa yazılan altı.
Dünyayı iki kardeş yönetir.
Oylama yapamazsın bunlara.
Kırmızı ve maviyi seçemezsin.
Üç yüz lira ile gelirsin dünyaya.
Yüz ellisini biri alır.
Yüz elli, diğerine kalır.

Yaşadığın şey aslında…
Bir beşikçi ile…
Bir tabutçunun…
Birbirlerinden para bozdurmaları gibi!
İronik olduğundan beter, elzem sayılır.

Yan yanadır dükkânları.
Ve kardeştirler üstelik.
Aynı evi paylaşırlar.
Yüzölçümleri geniştir.
Anneleri kayıptır.
Bulmaya da çalışmazlar.

İş aynı, aş aynı, düş aynı.
Belki, müşteriler farklı!
Bir doğum sırasında…
Doktor, önündeki ikiliyi…
Pay eder birer diye.
Bebek düşer kardeşine.
Ağabeyine, anne!

Tabutçunun, imamla arası iyidir köyde.
Ve hocalarla, rahiplerle, teşbihlerle…
Beşikçi ise ebelere nutuk çeker.

İkisine de suyun kaynayanı gerekir.
Ve yaraların kanayanı!
Birine beşikten birine tabuttan önce…

Vah ki, ikisine de nur yapımı bez gerekir.
Beşik içindekine de…
Tabut dışındakine de…
Ve ne garip, ikisini de dener insan.
Çoğu kez galip gelen beşik olur.
Bazıları beşiğe geçmeden tabut düşler.
Tek mi yola çıksın haşa anneler?

Ve beşik daralmaya başlar zamanla.
Büyüdükçe rahat gelmez kenarları.
Devinimler, uyku getirmek yerine…
Zihin istifrası yaratır!
Ve rahatsızlıktan kurtulmak için…
Daha geniş olanına yönelir.
Daha rahat olanını kestirir!

Ne garip, tabutçu ile beşikçi…
Aynı sofradan doyurur karınlarını.
Ne garip, tabutçu ile beşikçi…
Aynı semavere uzatır bardağını.
Çünkü onlar da nihayetinde…
Marangozudurlar bir belirsizliğin.

Sorarlar kendi griliklerine:
Benim beşiğimi kim yaptı acaba?
Devreder sözü ve hissi ağabeyine:
Benim çivimi kim çakacak acaba?
Acaba ile geçer ömür denilen kıyam.
Metin Ağabeye selam durur cevabı olmayan soru.
Tahtanın kalp kıvrımları gibi…
Bükük bırakır boynu.

İki dükkân duvarında da…
Bulunmaz saatin kaçlığı…
Ve bugünün geçtiği!

Var olmanın hiçliği!

Yazar: Haydar Alper Eser

Ağustos 1998’de Diyarbakır’da dünyaya geldi. İlk, orta ve lise öğrenimini bu şehirde tamamladı. İki ayrı lisans derecesinden, ilki Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık (PDR), ikincisi ile İstanbul Üniversitesi Çocuk Gelişimidir. Eylül 2019’da ‘’KİMLER İÇİN YAZDIM?’’ isimli nesir kitabı ile okuyucu karşısına çıktı. Kendi kitabını bir tiyatro metnine çevirip bunu iki perdelik müzikli bir oyun şeklinde farklı konumlarda sergiledi. Özellikle kültürel farklılıkların psikolojik bağlamdaki yeri, ölüm olgusu, zenofobi, çocukluk dönemi getirileri ileri yaşlara etkisi gibi soyut sayılabilecek konuların gündelik hayat üzerindeki etkisini inceleyip işliyor. İçerikleri çeşitli yayın mecraları tarafından kabul görülmeye ve yayınlanmaya devam eden Haydar Alper, şu an İstanbul Medeniyet Üniversitesi’nde yüksek lisans eğitimine devam etmekte ve bölgesel gazetelerde köşe yazarlığı yapmaktadır. Zaman ayırıp inceleyen gözlere sağlık, yayınlama nezaketi gösteren fikirlere de selamet diler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir