Şiir

Köprücük Vakası

Bilmedi
Ve
Anlamadı elbet
Anlatmadım da üstelik

Sesin dedi
Sesim sesinin yankısı yalnızca dedim
Gözlerin dedi
Gözlerim gözlerinin iz düşümü dedim
Dedim de
Ayın güneşi tutabildiği kadar tutuluyordum
Adına bir şey denecekse tutulmadır belki
Tutul ma!

Erkenin erliği geçkinliğin kinini kovuyordu kapıda
Üstelik
Giderken köprücüklerine tutunurdum dedi
Geçen onca şeye rağmen
Senelerin hatırına kıydım da
Kutsayıp o iki kemiği ona emanet ettim
Köprücüklerim köprü olsundu aramızda
Bilmese de henüz
Köprücüklerin dedikten sonra bir kilo dahi almadım fazladan yanıma
Tutunduğu kemiklerden bir milim aşağı düşmesin diye
İyi mi ettim kötü mü bilmiyorum
Köprücük emanet edilir mi birine
Ben ettim
Bu da bir şey mi canım

Duymasamda senelerce
Aynı tınıya meftun rüzgârlarda kendimi savura savura
Çöllerden esip gelen sesini anımsıyorum

Görmesem de senelerce
Dizelere ayıra ayıra harelerini
Dünyaya açılan pencerem bilip seyre duruyorum âlemi
Diyemedim elbet
Sustum yalnızca bunları
Sustum

Yazar: Gizem Gülşen

Eğitimci bir Anne/Baba nın kızı olarak dünyaya geldim, hep ötekileşen... Onlar ötekileştirmemeyi kanıma işlerken üstelik. On beşimde kanadım kanayalı kalemimin mürekkebi bitmedi... Çoğu zaman insanlara susup kâğıda dert yandım, biraz yaş akıttım. Bazen alaycı martılara bir simit karşılığı sır sattım... Bazen Gizem Gizemdir dedim. Bazen Ütopyanın Piraye’si oldum. Şimdi dünyadaki İz im Duru ya mirasım olsun istiyorum. Yüreğimin kilidi kayıp sandıklarından çıkardığım cümlelerden şiir takımları... Umarım sizlerin hayatına da değebilirim.

This Post Has One Comment

  1. Beren Cevapla

    Köprücüklerin dedikten sonra bir kilo dahi almadım fazladan yanıma
    Tutunduğu kemiklerden bir milim aşağı düşmesin diye

    saygıyla eğiliyorum emeğinize sağlık

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir