5 Eylül 2026

Şiir

Naat

Salkımbacak, kereste, öküz, Domino taşı, dinamo, Dinozor, Dîn, Do, ve re Her şeyin özü olan sessiz bir kul taşıTakva sahibi olan binici atların şerefine yuvarlanan Boynuzları eğri duran pek bir müstakbel karnı burnundalarSözlerin lafıgüzaf kabul edildiği bir iç mekan  Dilin nasıl bir kas gelişimini sonuçlandığına hayran kalınacak…

ŞEHRİN KARŞI KIYILISI

İki ayrı yüzüyüz İstanbul’unBen başka bir senSen başka bir benİki kavuşmaz yakayızDüğmesiz iliksizİki farklı kulesiyiz İstanbul’unSen denizde dalga içindeBen tepede rüzgârlara direnenGörsek de beyaz vapurlarıBeyaz martılar izin verdiğinceSissiz ve hissiz İstanbul sabahlarındaKonuşup görüşemeyiz uzak yakınlıklardanİki medeniyetiz İstanbul içindeSen surlarla kaplıBen…

Nakşeylemin Dürtü

Ellerimde tuttuğum ve içerlemiş olduğum hülyalarda Tadında henüz misvak gibi kokuların kapı araladığı Lila tonlarının kayıpsanmış huzrunda, gölgeliklerime nazaran Kuşanmış olduğum pelerinler konsepti ve süt beyazı masumiyetleri Kıvranışlarda, yani gölge mevsimlerde yıpranışlarım, pek âlâ, pek iyi, pek bir koy aslında.…

Ey Sek İçilen Fikirler 8

Tanrı sizi lanetlemiş bunu çok iyi biliyorum bayım, ertesi hatıralarınızın bir gün batımı suda kaybolması hiç hayralamet değildi çünkü. Bana bir şey sorma, sağır burnumun ve kokuyu alamayan parmaklarımın işlevsiz kaldığı aşikar… Ve dahi çok marifetsiz çok yakışsız çok bilmem…

Zamansızlığım

Ne gerisinde ne ötesindekendimi bildim bileliaidiyet sorunu için(m)denereye gidersem gideyimunuttuklarımla hatırladıklarımı,yalnızlığımı hattakendimi de götürürümzamansızlığımla birlikte.

Kır Düğümleri

kırk kalemler kadrosu,asilzadeler vemum ölçekleri ile ışık saçmağa gelenpek çok elçi varbir kır odası düğümünde kırk odalı kırık bir kalem yoksunudavetliler,öncül adamlarını varmağa adına, armağan etmeyecanı gönülden razı iken henüz, melekler ve Raffaello tanış olmamış gün doğumlarızaman,uzun bir iç dünyaya…

Ondalık Hayat

bir mağduriyetim var,yaşamaktan yana sakıncalarımölüm eserli korkularve panik butonlarınca sızlanışlar var bu görüler de birden başka mazuriyetlerim vargörmezden gelişlerim vehaykırışlarım ümitlerimi dağlaradağlara olmasa da taşlardan medet ummuşluklarumulmuşluklarım türeyişlerimdestanlarca olmasa da umutlarcabağlanmışlıklarım, isimlerimkalıba dökmüş, kalıba basmışartık ne yazık ki kalıplaşmışlıklarımyüreğimce özgürleyişlerim…

Bir Şehir ki Çocuklar Asi

Asidir bu şehir çocukları asiYürek yangınlarıKıyıya vuran dalgalarından belliBir yanda defne bir yanda zeytin dallarıSanma ki yıkıntılarla anılırKalkmaz geriAsidir bu şehirÇocukları asiNe İskender’e yar olmuşNe Fransız’a bakiYarılsa da göğsünün ana damarıYine gelir yan yanaErmeni Türk NusayrîAsidir bu şehirÇocukları asiBaş eğmez…

Revan

Bir ay dede hikayesi geçse istasyondan Saçları dökülmüş bir kadın ürkütse seni durakta Dilek koşul kipleri çufçuflasa rayları Ne vakittir sesinde sızasım var Ne vakittir bir beladır gölgesinde baht ağacının Bir ölüm var bugün de bir kadın sesinde Yola bakan…

Solungaç

Sen şimdi çok güzel bir uyku halindesinSana yemin olsun kiçok güzel bir uyku halindesinuykunda darılar, mastar ekleri, alüvyal topraklarçıplak ayaksın, çıplak bir ayak.berrak bir suyun üzerinden duran çıplak ayaklarSen şimdi çok güzel bir uyku halindesinBerrak bir suyun üzerinden durançıplak ayaklarEllerine…

CEHENNEM TABURU

Genzimde tutuşan bir günde, sırtı çatırdıyor dağlarınKayboluyor yüzümü uyandıran korkuDilimde kuş tüylerinin yırtıcı serüveniÖlümsü denklemlerin altında,Aklım suda eriyen kağıtlarla dağılır. Evrensel ruhla gelen yaşamımİdeolojik dünyanın elleriyle bölünürKimliğini kazanan bir gölgeyim şimdiHümanist tanrıların veÜzümperest şarapların var olduğu kadar vardım. Belki varlığımın…

Aralıklar Aralıklar

Saçlarından fırlayan rahvan atlarDört nala koşarken üstüme üstümeBir esmer kadın güzelliğindeVe yaz günüdür ille deNe dağlarda gezen yörüklerNe şehrin gri evleriBir nehir akarCan verirBakışlar ah bakışlarÖylesine yakınDerin çok derinUzak ulaşılamayacakKemer tokalarının ışıltısını saranSimsiyah derilerin esaretindeDeliklerden sızdığı kadardır şimdi aşkAralık günü…

Kuyruklu Yalan

Ben seni hiç özlemedim ki!Gözlerimde ki yaşlara bakma,Yalancı onlar. Ben seni hiç özlemedim ki!Ben kovaladıkça,Karşıma dikilen hayallerin de yok.Ben seni hiç özlemedim ki! Dokunuşlarını da unuttumKirpiklerimi okşamanı da.Ben seni hiç özlemedim ki! Birinden çıkıp, diğerine yuvarlandığımKuyular gibi gözlerini de unuttum.Ben…

Gökyüzü Sevişmeleri

Soluk alıp verdiğim bu mavi noktada,Her geçen saniye,Aleyhine atılan bir çelmeden ibaret ise,Ne diye var o halde bu mavi noktaya sebep gökyüzü?Bu kısrak, gökyüzü. Soluk alıp verdiğim bu mavi noktada,Her geçen saniye,Duygularım, bir başka bilinçlerce kaleme alındıysa,Kim tarafından yaratılmış olur…

Uzak Yalnız Bir Adaya

Limonlar sarıya dönmüştürPortakal çiçekleri açmıştır beyaz beyazTurkuaz dalgalarıyla denizin kıyısında hurmalar palmiyelerSalınmıştır yeni güz rüzgarlarıylaGüneşin turuncu ateşine bulutlar gelmiştir bazı bazıDağlardaki yeşillikler biraz daha koyuya çalmıştırPapatyalar şampuanlara kremlere Babutsalar masaya dönmüştürHavanın o en sıcağı kırılmıştır artıkSazlıklar boy vermeye başlamıştırFatıma’dan Arabahmet’e…

Ovidukt’ta Sperm Başında Akrozom Reaksiyonun Gerçekleşmesi

Sana böldüklerimi başkalarıyla paylaşıyorumBire bölünmekle çoğa bölünmek aynı derecede huzursuzKusurun bende olduğuna iknayımSol şeridi işgal eden züppenin yol serbestine kapılması gibi uyumsuzİçimde kanlı bir trafik kazasıHayır, içinde benim kazalarımınBüyük şehirlere olan tutkusuAkıllılık etmek çizme boyu nehire şapadanak dalmakAkıllılık etmek kırılan…

Zaman

Biz elleri kirli bir rüyanın sahibiyizAçların, üşümüşlerin, kimsesizliğinAydınlık ve karanlık arasında duranların mümessiliBiz sessizliğin harfleriyiz. Zaman dişleri kör bir testeredir ey insanUyanmak vaktidir, elleri kirli bu rüyadan.

Leyla

Dağlar inerdi kardanKomşu hanım teyzeler, güneşe çarşaf çarşafLakırdı bırakırdıKış çiçekleri açardı pencerende LeylaUzağa bakardın günün yedi saatiDüşler postası uğramazdı sizeBaharla mahalle kahvesindeHasan tenekede tavuk ederdiElma bahçelerini severdin sen LeylaYeşillere dokunamazdın sevda yangınındaEllerin yanardıFırın önündekikir derdi kızlarSenin sesin yağmurlara yol açardıDağlar…

Leyi

Rüyalardan bahsettiğim bir gecede,Bir ben varım, kirli ellerin arasında çırpınanYağmur yağması için yüzüne,Çıplak bir serinkanlılık ileHavaya doğru avuç içlerinden,en derin noktasından,-kader de denir.Gürleyen gökler isterim.Kabarmış gökler, mülkiyeti adına.

Düşüne düş katıyor seferi bir düğme

Gideceği yer varacağı yere yakın.Yol eski yol değil ayakları aynı.Elleri hazır ve nazırGözleri mühürlenmiş, ben kör derim sen gözyaşı.Toprağı kurak, insanları mazlumİnekleri susuzluktan öldü, nasip vebaya kaldıBavulları aşınmış, taşını tepmekten okulluların. Tasları yok elleri ne güne duru.Cebi yok esvabının, sigarası…