
1) Klaros Yayınları’ndan çıkan “sığırcıklar uyurken” adlı ikinci şiir kitabınızı kutlarım. Şiir yolculuğunuzla ilgili neler paylaşmak istersiniz ve sormak isterim niçin şiir?
Teşekkür ediyorum. Öncelikle benim için şiir, sokakta yalınayak koşan çocuklar gibi. Ya da köy evinde yere serilmiş bir sofra gibi. Edebiyatın diğer türlerine göre daha samimi; duygu yoğunluğu daha geçirgen bir tür. İşin kurgu kısmını bir kenara bırakacak olursak şiirin açıklamasını “iç döküş”e doğru sürmemiz gerekiyor. Bir de hayatın ivmesi değişken ve şiir düz bir çizgiyi, sınırları sevmiyor. Koca bir kuralsızlığın içinde insana özgü duyguları paylaşıyorsunuz. Bunun cazibesi beni şiire çekti diyebilirim.
Bir şiir kitabı oluşturma fikri, bende ortaokul sıralarındaki küçük bir çocuğun hayaliydi hep. Bu nedenle ilk kitabım “Bir Ayrılığın Pandomimi” bir an evvel o hayale kavuşma isteğiydi. Fakat ikinci kitabım “Sığırcıklar Uyurken” istediğim şiir kalıbının yapısını oluşturabildiğim ilk kitap, diyebilirim.
2) Esinlendiğiniz, beğendiğiniz şairler kimlerdir?
Geçmiş dönemlerde yaşamış şairler öyle çok ki onları tek tek sayamam. Güncel edebiyat için bunun üzerine konuşabiliriz sanıyorum.
En başta Devrim Dirlikyapan: Şiirimin belli bir zemin kazanmasında düşünsel ve duygusal dünyamı etkileyen şairdir. Üniversitede hocamdı. Bana şiirin yolunu gösteren kişi odur. Birçok şiirini ezbere bilirim.
Sadık Yaşar da benim için önemli şairlerden. Hatta dönem şiiri içerisinde kendisini çok ön plana çıkarmamış, nadir bulunan bir maden gibi. Şiirlerini okuduğum ve kendisinden dinleyebildiğim için kendimi şanslı sayıyorum.
Genç nesil için de isim sayamayacağım. Okuduğumuz, bizi besleyen çok farklı şiirler olabiliyor. Şiir yolunun tozunu yutmuş tüm çağdaşlarımın kaleminden öpüyorum.
3) Şiirlerinizi yayımlamadan önce okuttuğunuz, şiir bilincine inandığınız biri veya birileri oldu mu?
Şiirlerimi yazdığımda genellikle aileme ve yakın arkadaşlarıma okurum. Meral Çiçeklidal, Ayşe Hicret Aydoğan ve Haden Öz de yakın arkadaşlarımdır. Onlar tarafından eleştirildiğimde ‘burada bir sorun var’ der ve eleştirdikleri noktaları gözden geçiririm.
4) Henüz yeni olmasına karşın yine de sormak istiyorum: “sığırcıklar uyurken” okurlarının geri dönüşleri hakkında neler paylaşmak istersiniz?
Bir eser oluştururken mükemmeliyetçi davranırım, sanırım bundan: Sığırcıklar Uyurken’in çokça beğenildiğini söyleyebilirim. Kitap henüz yeni olmasına rağmen okurların hızlı dönütleri var ve öyle güzel yorumlar aldım ki… Birçok dizemin altı çizilmiş, kitap sayfalarına notlar alınmış. Bu gurur verici bir durum.
5) Son zamanlarda okuduğunuz, içinizden tekrar edip durduğunuz dizeler var mıdır? Varsa kime ait bu dizeler?
Bazı şiirlerde geçen ritmik birkaç dize zaman zaman aklımda tekrar eder. Birkaç isimle o güzel dizelerden bazılarını buraya yazıyorum:
“Ama beni yeniden icat edersen buna hayır demem.” Devrim Horlu
“Her şeye rağmen, demiş, silmişsin.” Emrullah Alp
“Kelebeğin ömrü bir gün diyorum, sen ölmem diyorsun.” Sadık Yaşar
Yazar
Rabia Çelik Çadırcı
Urfa'nın Bozova ilçesinde 1982 yılında dünyaya gelen Rabia Çelik Çadırcı ilk ve orta öğrenimini burada tamamlamış; lise eğitimi için Urfa Anadolu Ticaret Meslek Lisesine devam etmiştir. Rabia Çelik Çadırcı edebiyat kariyerine odaklanarak Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesinde başladığı üniversite eğitimini yarıda bırakmıştır. İlk gençlik yıllarından itibaren…
Tüm yazıları (20) →Rabia Çelik Çadırcı’nın diğer yazıları
Deneme
3 Aralık Dünya Engelliler Günü
3 Aralık 2023
Röportaj
<strong>“Düşme” adlı dosyasıyla 27. Arkadaş Z. Özger Şiir Ödülünü kazanan Hakan R. Temiz’le söyleştik.</strong>
28 Ocak 2023
Röportaj
Yazarlarımızdan Rabia Çelik Çadırcı’nın, Müesser Yeniay’la Röportajı
27 Aralık 2022
Son eklenenler
Edebiyat
VARMANIN EŞİĞİ
3 Eylül 2026
Kitap Tanıtımı
Çocuklar Savaşta Ne Kaydeder Ne Kaybeder – Haydar Alper Eser’in yeni kitabı üzerine
1 Eylül 2026
Haber Sanat
YAYOI KUSAMA: Sonsuzluğun İçinde Kalan Bir İz
28 Ağustos 2026
