Ana Sayfa Edebiyat Deneme Susam Sokağı

Susam Sokağı

Sevgili gördüğü her linol baskı portreyi Che zanneden commandanteler! Saygıdeğer Atinalılar ve pek kıymetli ayaz vurmuş gece bekçileri! 

“We Shall Overcome My Baby” ya da “Viva Zapata Amigos” ya da “ Choi Bella güzelim” ya da “Berxwedan Jiyane babam” diyerekten lokaliteden nasyonaliteye uzama eğilimli cümleler etrafında dönüp dolaşan (Tilki-Kürkçüyü hatırlatırım) öğrenci evi muhabbetlerinin mutlak suretle uğradığı, malzeme olarak yeni yetme bir devrimci ile en az otuz yılını bu davaya adamış (!) bir siyasi amcanın-tercihen abinin gerektiği, Susam Sokağı tribinde bir yaşam tarzı süren Zapatistaların efsanevi lideri Emiliano Zapata ki bıyıklarına en az Nietzsche amcanın bıyıklarına duyduğumuz kadar saygımız eyvallah derecesindedir ölmeden önce kardeşi Ufemio ve diğer dava arkadaşlarını başucuna toplar ve şöyle der: “Yoldaşlar! Hayatım bir film şeridi gibi gözlerimin önünden geçiyor; geçiyor geçmesine de diğer efsanevi liderler gibi ölüm öncesi karizma bir söz bulamıyorum.”

Okuma yazma bilmeyen Commandante [Latin Amerika’daki tüm devrimci yapıların liderliğinin SubCommandante (komutan yardımcısı)  olarak isimlendirilmelerinin nedeni,  tek bir commandante’nin olduğu, onun da Emiliano Zapata olduğudur] belki edebiyat tarihine geçecek kadar şatafatlı, şaşaalı, janjanlı bir söz söylememiştir ama ölmeden önce haykırdığı “Toprak ve özgürlük!” cümleciği Zapatistaların yüzyılı aşkın süren direnişlerinin su götürmez en sade özetidir.

Sevgili Tarım Toplumcular! Değerli az sevişken pre-kapilatalist dostlarım! Kıymetli “Allah’ıma şükürler olsun ki seksapalitemden zerre eksikliğim olmaz”cı özgüven sorunlu kekelerim! Ve pek çok kıymetli beyin orgazmcı dostlarım!

Kar maskesi için “Tanınmak için takıyoz abi” diyen karizma bin beş yüz lider SupCommandante Marcos şöyle der: “Direnişimizin merkezi, ayaktabanlarımızın bastığı yerin ta kendisidir.” (Kendisini büyük bir saygıyla selamlıyorum)

1996 yılından bu yana, silaha “Abdest bozar” hassasiyetiyle uzak duran SupCommandante’nin her iki kolunda; birincisi savaş zamanı ikincisi ise barış zamanı için işleyen, markalarını bilmediğim iki saat var. Belki de SubCommandante’nin kendisinin bir tespiti olan “Tarih sadece güçlüler için yukarıya doğru tırmanan bir hattır. Onların ‘bugün’ü daima doruktadır. Aşağıdakiler için ise ancak geçmiş ve geleceğe bakılarak cevap verilebilecek bir sorudur tarih.” durumunun üstesinden gelmek için bir “aşağıdaki” olarak, “bugün”ünü dorukta tutmak için bir kolunda geçmişi diğer kolunda geleceği işleyen iki saat taşımaktadır.

“L.n bu bir Dino yazısı ise neden iki paragraftır aynı konuyla ilgili cümleler okuyorum”cu sıkı Dino okuyucuları! Değerli “Ben fark etmemiştim vallah”çı ara sıra Dino okuyucuları ve pek kıymetli “Ne diyor l.n bu deli” diyerek ilk kez Dino okuyor olanlar!

Kürtlerin Milûk Daradê Bejin BiPor, Farsların Daryôş, Avrupalıların Darius dediği -ki adlandırılmasından da anlaşılacağı üzere dünyaca tanınmış- Pers Kralı M.Ö 485’te ölünce yerine ismini okumakta zorlanacağımız Kserkses amcamız geçti. Özelde Milûk Darad’ın İskender’e, genelde ise Pers ülkesinin Yunan’a karşı aldığı yenilgilerin intikamını almaya “anam avradım olsun” diyerekten yeminli bu amca, büyük bir orduyla Yunan Adası’na sefere çıkar. Olayın vahametinin farkındaki Atinalı General Themistocles, kendisine bağlı şehir devletlerin krallarından sadece kara gözlü, kara kaşlı, ince belli, hafif Diyarbakır çocuğu triplerindeki Sparta Kralı Leonidas’ı ikna eder. Leonidas da mahalle arkadaşı el enseye parmak g..te derecesinde samimi oldukları söylenirBoeotia Kralı’nı ( Kralın adını bilmiyorum) ikna eder. Dar alanda kısa paslaşmalarda usta olan 300 Spartalı ( Latincede 300 ‘Triakosa’ diye okunur) ile 1.100 Boeotialı (1.100 Latince de nasıl okunur onu da bilmiyorum) yirmi bin kişilik Pers ordusunun sayı avantajını yok etmek için Pers ordusunu Thermopylae geçidinin dar kûçêlerine çekerler. Kserkses Amca’nın “Silahlarınızı bırakın l..n” uyarısına gözü kara, kaşı kara Leonidas abimizin Latince “Molon Love” yani Diyarbakır ağzıyla “ Erkekseniz siz gelin alın oxlimmmm!!!” diyerekten cevap vermişliği vardır. Allah-û alim; Leonidas’ın, Kserkses Amca’yı oğlan seviciliğiyle itham etmişliği karşısında, İranlı anlatıcıların şu beyitleri kullandıkları görülmüştür “Çenîngoft Kserksesbo Leonîdas / Ke men betçe bazemboro tu da betçe biyar”. İşte bu sözlerin maçın başlangıç düdüğü sayıldığı, üç gün süren çatışmalardan sonra Yunanlıların alayı telef olur. Kserkses Amca Yunan’ın içlerine büyük bir hınçla girer ve vurdu ile kırdı devam eder. İşte 300 Spartalı, 1.100 Boeotialı, 1 ihanetçi (Efialtes) 20.000 Pers olmak üzere toplamda 21.401 kişi ve bir anlatıcının geçtiği olay aynen bu şekil vukuu bulmuştur. Hatırlatırım. 1962 yılında “The 300 Spartans” adıyla filmleştirilen bu vukuatta Atina Generali Themistokles’i İngiliz Ralph Richardson,  Sparta Kralı Leonidas’ı da Amerikalı Richard Egan canlandırıyordu. Bu şekilde Yunanistan’la Sparta arasındaki militarist dostluk (!), ABD ile İngiltere arasındaki dostluğa (!) mitsel bir yaklaşım veriyor. Emin olun ki filmin sonunda verilen mesaj Rambo serisiyle verilen mesajla aynıdır. Doğu’dan gelecek “barbarlara” karşı -sağa sola bakma! Doğuda biz varız sevgili okur- Avrupalı “medenilerin” birleşmesi gerektiğidir.

Mesajı şıp diye anlayan sıkı Dino okuyucularına, “ Vallah bir şeyler var ama tam olarak vakıf olamadım”cı ara sıra Dino okuyucusuna ve “Ne l.n bu ben bi b..k anlamadım”c, darbesiz, boyasız, sıfır kilometre Dino okuyucusuna armağanımdır. Sizleri selamlıyorum…

4 YORUMLAR

  1. ‘….
    bir siyasi amcanın-tercihen abinin– gerektiği, Susam Sokağı tribinde bir yaşam tarzı süren Zapatistaların efsanevi lideri Emiliano Zapata –ki bıyıklarına en az Nietzsche amcanın bıyıklarına duyduğumuz kadar saygımız eyvallah derecesindedir–’
    Güzel cümle başı sonu da tumturaklı. Tek bir Kadın yok mu bu macerada ‘ insan ‘ kelimesiyle ifade edebilecek… Yazınızda da…
    Devrim erkeklerin devrimi sanki EZLN Kadınları itiraz ederdi. Ben teyze değik aba hiç değil Yelda olarak itirazdayım.
    Anlatacaksınız mantığınızı… O mantığı çözmek için dikkatle okudum ama: Hayır!
    Sarhoş olunan konu, başka bir körleşmenin incisi, bir çok ‘parlak zeka’ ile yazılmış yazıda görünen, torak altı eril nehrin sesi… Yazık!
    Yani Mesajı ‘şıp’ diye anladım. Ama ‘şıp’ diye gözüm açıldı.
    sevgiler efendim. Hani kincisinde komedi olur demiş düşünür… İyi demiş.
    Yelda Karataş

    • Eğer bildiğimiz Yelda Karataş iseniz; Yerden göğe kadar haklısınız, yok eğer isim benzerliğiyse o vakit Kurret-ûl arzdan arş-i asîmana haklısınız.
      “Todossss samos Ramonaaaaa!” diyerek selamlıyorum efendim.

  2. Sayın Dino Tello tüm zamanları, zeka ve içgörü imbiğinde damıtmış, bilmem kaç milyon karbonluk hiciv süzgecinden geçirerek bizlere sunmuş.
    Kalemi bu kadar sağlam bir yazarın böyle teveccüh tirajı düşük platformlarda çarçur oluyor olması ne hazin.
    Ayağınıza taş değmesin sayın Tello.
    ✌👏

Bu Yazı İçin Yorum Yapabilirsiniz

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz