Ana Sayfa Edebiyat Deneme Sarımsak ve Düzenli Manita

Sarımsak ve Düzenli Manita

Sevgili “L.n dino! Şöyle ağız tadıyla aşk konulu bir makaleni okuyamadık”çı kekelerim! Pek değerli “yaz da millet aşk nedir”i okusun”cu yazarına toz kondurmayan fundamantaliter hayranlarım, kıymetli “Coşma Dino! Senin o tarz hayranın yok”çu psikolojik danışmanlık ve rehberlikçiler. Pek muhterem “İnsan anarşist bir hayvandır, tezzzek’in yaratımına karşılık parfümü icat eder”in deyicisi Güven Kekê şahsında anarşik dostlarım!

Tarihe “Büyük Savaşçılar” notuyla kaydedilmiş zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklı kekeler üzerine yaptığım derin olmayan (bir Dino yazısı yazacak yeterlilikte) araştırmalardan elde ettiğim sonuca göre (L.n İsveçli balıkçıların test edip onayladıkları nemlendirici krem reklamının girişi gibi oldu beah) bu kekeler yengeyi gördükleri anda “Leqet xeleqnel însane fî ehsenî teqwîm”e binlerce kez “Eyvallah” çekmişler. (Yenge kesinlikle sarışın ve mavi gözlüdür. Yeşil de olabilir hani) Sonradan yaşanan ayrılık sürecinde (Yenge ya öldürülür ya da Suriyeli zavallı tüccarlara köle olarak satılır) “Ellezî xeleq-el mewte wel heyat e*” devreye girer. İşte bu kekeleri, yenilmez kılan durum budur. Bir ellerin de “hayat”ı diğerin de “mewt”i tutmakla yarı tanrısal bir özellik (yaşama ve ölüme aynı anda sahip olma) kazanan bu kekeler, k.çına sarımsak sürülmüş qallaç güvercini gibi durdurulamaz’a dönüşüyorlar. Yazının bu kısmının örneklerle desteklenmesi gerekliliğinden hareketle (“Evladım! Gelişme bölümünde, girişte ortaya attığın yalanı destekleyecek örnekler ver. Sonuç bölümündeyse, ikna et.”) Spartacus’un tüm Romayı Sura’nın teninin sıcaklığını bir kez daha hissetmek için titrettiğini, Zavallı William Wallance’nın ise bir daha göremeyeceği Morron’nun hatırası için, uzun bacaklı Kral Edward’ın İngiltere’sine karşı Seydayê Xanî’nin bir şiiri gibi savaştığını, Hafif Diyarbakır çocuğu triplerindeki Leonidas’ın ise Kraliçesi Gorgo için, mızrakları güneşi gölgeleyen Xerxes’in ordularına karşı Thermoploia’nın dar küçelerinde 3 gün süren dillere destan olmuş direnişi sergilediğini hatırlatırım sevgili okur.

“Hard aşk konulu bir makale yazacağım” dediğimde, egomun öldüğünü ve egomun mezarına diktiği çam ağacının gölgesinde arpa suyu içip keyif yaptığını söyleyen Ordu-Fatsalı kekem Güven’e (Özellikle Çam’ın seçilmişliğine nazar-ı dikkatinizi celbederim sevgili okur. Nedense aklıma nakaratı “Yatırdım yatırdım çam dibine /… Tam dibine” olan şarkı geliyor. Lan Güven! Umarım Şems ile Mevlana’ya özenmemişsindir.) kapak olmasını umduğum bu Hard Aşk konulu paragrafı “Dağılın L.n bakimmm, hadiii! Tüm kahramanların, kahramanlık eylemselliklerinin katalizörü aşkmış, hem öyle zannettiğiniz ilahi aşk, vatan aşkı falan değil, basbayağı düzenli manitalarına duydukları aşka inanmış zavallılar diyerek hem Güven kekemi selamlıyor hem de kendimi tekzip ediyorum.

Sevgili Ruh-î mastürbasyonist Anarko-Sosyalist (ne kadar ilginç bir ön sıfat oldu L.n) yoldaşlarım! Pek muhterem kafa-kol emek çatışması çelişkili hemşerilerim!

Meidanlı bir Kürt olduğu iddia edilen Spartakü(rd)s Romanın katı kölelik anlayışına karşı değil de Sura’nın (basbayağı Sarê de olabilir) teni hatırına ortalığı velveleye vermiş olduğu yalanına, William Walleance’nin İşgalci (hatta öyle bir işgal ki “ Evlerinde vuramadıkları İskoçları döllerinde vurmuş) İngiltere’ye karşı değil de Moron’un aziz hatırası uğruna savaştığı yalanına, Leonidas’ın, mızrakları güneşi gölgeleyen Xserkses’in Yunan kapılarına dayanmış işgaline değil de Kraliçesi Gorgo’ya yapılan saygısızlıktan dolayı savaştığı, yalanına bizleri inandırmak için aşkla romantizmle süslenmiş medya kullanılmıştır. (Burada bıyıkları olmamasına rağmen bir yezidi Qewali’nin bıyıklarına sahipmiş gibi kabul ettiğim ve saygı duyduğum Chomsky abiyi anmadan geçemeyeceğim. O şöyle demişti “Medya gündem yaratır. Burada amaç toplulukların daha az düşünmesini sağlamaktır.” Ama Dino ve okuyucu çevresini tenzih ederim.) “Hiçbir savaş sınıfsal ya da ulusal sorundan kaynaklı değildir, alayı kız meselesidir” yaklaşımı, tüm devrim tarihini reddetmenin en basit ve inandırıcı yöntemidir. Boşuna mı Clautsewitz okuduk kardeşim? Elbette ki okuyucumuza verecek özet iki cümlemiz vardır. “Tüm savaşların ya da çatışmaların kökeninde üretim tekniğinin farklılaşması ve beraberinde tüketim tarzının farklılığı vardır. Çatışmanın şiddetini belirleyen şey ise farklılıkların derinliğidir.” .

Sevgili Dino! “Konu, Miki filmleri için ne kadar gereksiz ise senin yazıların içinde o kadar gereksizdir”ci, alışmamış g.t donda durmaz hesabı “Tutarlı Dino Yazısına” alışık olmayan kekelerime, Kıymetli “ Abi, bu adam böyle; okursun, hımlarsın,  az biraz tebessüm edersin ama elde var sıfır”cı kıssadan hisse nasiplenmemiş hemşerilerime ve pek muhterem“ Dino, seni bir ben anlarım bir de sen’deki sen!”ci Mevlana özentili Ordu/Fatsalı kardeşlerime armağanımdır.

*Biz insanı en güzel şekilde yarattık- ayet- ne sure ismini ne de ayet numarasını hatırlamıyorum.

** (Şüphesiz ki) o hayatı ve ölümü yarattı.-ayet- bunun da sure ismi ve ayet numarasını hatırlamıyorum.

Önceki İçerikÖtekilerin Kefareti
Sonraki İçerikPuşi
Erdal Alper
Site editöryası kendimi tanıtacak bir özgeçmiş istemişti. İnsan en çok kendisine yabancı olan canlıdır hesabı soruya cevap vermek için kopya çektim. “dünya küresinin, Türkiye qariyesi Mardin sakinlerinden; ismi önemsiz, Cismi değersiz, çaresiz ve kimsesiz bir Abd-î acz.* *1960 lı yıllarda Elazığ tımarhanesinde vefat eden bir“ delinin” son arzuhalinden kopya edilmiştir.

Bu Yazı İçin Yorum Yapabilirsiniz

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz