10 Ekim 2026ISSN 3150-0757

Zamansız’ın seçtiği kitaplar satışta Kitap Mağazası

Şiir

Çalının Sahil Barakasında

İki adam oturmuş sahil barakasındaBiri iskemleye ters oturmuşElleri üst üste birleşikDiğerinin elinde çuvaldızŞapkası kaşının üstüne düşmüşDikiyor da dikiyor ağın yamasınıKedinin gözü ağdaİçinde takılı balık var mı diyeBuram buram kokusuna aldanmışİskemlenin yamulmuş tek ayağının tıkırtısındaArkada seher telaşesine kadarKumlar üzerinde derin uykuda…

Şubat Sanrısı

Sen kova burcunun, asi çocuğu!Zemherir umutların muğlak yolcusuYalnızlıkların eşiğinden sesleniyorum sanaKulak ver bana! Şubat’ın sancılı, bitmek bilmeyen yolculuğuEmine’nin düğümlenen dudaklarının acısındaSaatlerin tik tak raksının en soluksuz anındaKulak ver bana! Şubat’ın asi çocuğuSana koşuyorum mahmuzlanmış bir anımlaSeni arıyorum mor salkımların, mor…

Sek İçilen Fikirler

Radyoda tatyos efendi’nin külliyatından bir şeyler çalıyor,hayat hiç ummadığım kadar çirkin…zaman alabildiğine kısave sohrap hala tadını bozmayan bir müslüman…annem zamana karşı ayakta duranenderlerin başını çekiyor,aylardan ağustos ve böcekleri,ben hala ailemin hayırsız bir ferdiyim…tabakamda bir avuç tütün ve küllüğüm yetimliğini inatla…

Hayatın Olayım İstedim

Birileri ilklerin olmuşBen hayatın olayım istedimGözlerinGözlerinGözlerin aydıGözlerinGözlerinGözlerin aydınGözlerinEn karanlık gecemde aydıYol bulurdumGün karanlık gecem olurdunBir mum yanardıMinimalCebimdeki param kadarMasamdaki öğün kadarYaşayabildiğimiz kadarMinimalAma minimal değildi sevgimKapkaranlık gecedekiAy gibiMinimal değildiSevdam hiç minimal olmadıOn senelerce bekleyişlerimdeBirileri ilklerin olmuştuBen hayatın olayım istedimGözlerinde ay büyüdüBen…

lev

buğu yapıyor akşamlar şehrin göğünekauçuğumuzun yüzüne vuran ay ışığı kararlıve kararlı geceye inen şarkılar yele karşı adını mırıldanmayagri bir kedi gölgesi koridordaçocukluğumuzdan uyanmıştık ya hanianason kokulu gecelerden birindegülüşüp ağlaşmıştıksaçlarımın yüzüne düştüğü bir akşamüstü cengindevesaire vesairedeğil mi ki duyulmaz o dalgalar…

Ola ki

Bir bebeğim, ilk nefes almışımAnnemin koynundan koparılmışEmeklemeye bile başlamadanSeni sevmişimTüm çiçeklerden kokular devşirmişYine de senin kokunu bulamamışımBir köşe başında rastlarım diye sanaYedi yirmi dört yalın ayak dolaşıp durmuşumNerede olacağını söyleyebilen kuşlardanMedet ummuşum Ola ki bir filizim belkiKayaç topraklardaİte kaka göğermişim…

Yalın Mektuplara Silsilesi 6

Güzel akşamların olsun bayım, küllüğü uzattığın için teşekkür ederim.Normalde senden hep en son bahsederdim ama ben bu gün hiç normal değilim,olmam da bir şeyi değiştirmez diye düşünüyorum…Ha bu aradaakşam üstü göçmen kuşlarının geldiğini gördüm,selam felan gelmedi sendenüzülmem gerekiyordu biliyorum,dediğim gibi…

Shlimazl

Güzel bakışlara sahipti doğduğundaGün geçtikçeBakışlarının çakmağında gaz tükendiŞu ol dedilerŞunu yap dedilerŞunu asla yapma dedilerÖldürme dedilerÇalma dedilerÖldürmediÇalmadıAma geri kalanını da hiç umursamadıUmursamadıkça hayatı daha da kanıksadıKanıksadıkça da başına gelmeyen kalmadıÖyle bir senaryonun başrolündeydi kiDram desen değilTrajikomik desen değilAbsürt olsa biraz…

SEN

Sen! öte tarafa giden geminin dağınıkTuzlu ve nemli havası Sen! acıların kırdığı çocuk bakışınrüzgara toka,bir şiirin telleri, okyanusa açılan kapıyağmur elbisen. sen! aşkın ve baharın kiraz rengikokusu bir dalın yeni yırtılmış kabuğuaçılmış ve bitmeyecek. Sen! olmadığında değilSevmediğinde yalnızlığım.

Düşler Yemini

Bir mizansen diyerek düşünmeli bu hayatı,Hele ki başını bir otobüs camına yaslarcasına durarak.Kadife bir müzik eşliğinde,böyle zehir,zemberek bir enstrümantal.Dolu dolu yaşadığını düşüneceksin ve,yanılgısı uğruna bu hayatın,feda edeceksin ömrünü.Bu sallantılı enstrümantal,damarlarından akacak,beynine mıhlanacak olur anda,acı çekeceksin içten içe,-istemsiz.Bilmeden bir günah işler…

yaşamak

yalnızca hayatta kalmak mı?yaşamak! tüm ölü ve diri hücrelerimizleyaşamak, payımızı alarak muhannetin elindenola ki devlerin aklından cüceleri ezmek geçerola ki afili yakalılar ötekini perişan etmeyi düşlerve düşleri bir kibrit harında son dünya kirini nakşederçulsuzların peşinden eksilmeyen o arabesk fitilayaklı virüsün…

Bir Delinin Günlüğü-2

Hayli zamandır tefekkürdeyim,kahvem biraz ben kokuyor,ve haylazlığım kaldığı revaçta ilerliyor.Bir kış sabahı,mitolojik rüyalardan uyanmışım,Baktığım her noktada bir mit beliriveriyor,Tanrı eski ihtişamını yakalamış,rüzgar, cennetten esermişcesine güzel kokularla selamlıyor beni,güzel şiirler okuyorum artık,iyi şiirler,her şeyden ırak şiirler,içinde hasret olmayan şiirler,aşk olmayan,duygu yüksüz…

Nergis ve Kuş

Gözlerimde açan gülleri solduran hırsKibirin ve kininOysa şarkılar söyler de uçardım sanaTüm göğsüm delik deşik olsa daYırtılan diyaframıma aldırmadanSevda şarkıları söylerdimGöl kenarında bitsen deYahut bir bahçede fark etmedenRengini umursamadım hiçUmursamadım da ömrüm boyunca renkleriŞekillere bakmadımSevmedim kalıpları, kalıp sözleriAtasözlerinden ders aldım…

Arzu ve Çıplak Darbe

Ben bu hayattan göçüp gittikten sonra,Sanırım ahlakım değişecek, gerisin geriye açılacak kapılar..Rüzgardan aşağılara savrulacak insan saydıklarımızVe gurur yitirecek kendini.Bir çocuk ağlayacak daha beşiğinde.Gözleri kapalı ve inatçı bir çığlık ile, masum olduğumu anlatmaya çalışacak.Bir meme darbesi ile susturulacak yalnız,Ve kimse, artık…

Azgeçmiş

yok korkmadım asla,sırtımı sırrımın vuslatına dayadım hep,sonra kızmadım sana hiç,kendime kızdım biraz sadece,aslında çok kızdım kendime ama…neyse…çok defa elini omzuma atıp bu da geçer diyen insanlara rastladım,göz ucuyla ellerine bakıphafif tebessüm ederdim hepvesusardım;ne bileyim,öyle işte, susardım…susmasam ağlardım çünkü,gereksiz duygusal tepkimelerin…

Aşk İle Döndüm Kendime

Bir yangındım kaynağı bilinmeyenHırsla doluKeskinSarp dağ başlarıydımAra sokaklardan caddelere taşan bir isyanKuşatılmış bir meydandımKapkara bir bayraktımEn önde ellerde sallananSert vurgun yorgun salınan simsiyahtımKızılını ve umudunu yitirenBir alevdimGülüşünü bir yerlerde unutmuşRotasız bir seyyahtımÇıkınında bir şeyi kalmamışTabanları ağrılıOmzu morKolları bitapÇarığı yırtıkSakalı kir…

Mevsim, evler ve çocuk

Mevsim ölen avluya katılmışSarı kuşlar kayboluyor peşindeYorgunluk atların konuştuğu dil artıkGövdem dökülüyor ceplerimdenHaritalarda kaybolmuş şehir Denizin şaraba dolduğu bir geceDaha merhametli oluyor gökyüzüGeç bir sabahta oysa insanlarHepsi bulutlu, hepsi geçimsiz Kapılar soğumuş, açılmıyorRüyaların paslı terazisindeParçalanmış kirpikler de Kendinin ağıdı olmuş…

Bir Delinin Günlüğü

Bir otobüs durağındayım,ruhum hayli güzel,vazgeçmek gibi bir lüksü kullanmak istemiyorum hayattan,elimde bir poşet mandalina,otobüs bekliyorum gitmek için bu mahalden,hafiften yağmur çiseliyor ahmaklığımı,yüzümden düşen bin parça,sokağı aydınlatan loş lambalar selamlıyor beni;elimde iki poşet,birinde hazanlarım,diğerinde mandalinalar…Bir otobüs durağındayım,dünya tüm karamsarlığını toplamış üstümden,fonda…

Karakütük

Ben buradayım bak!İşte bu denize baktım;Tekneye..Şöyle kurulsam dedim içine, dolaşsamYanımda sevdiğim..Balıkçılar vardı, balık tutmak istedim.Ne oltam var, ne zamanım.Mavisin İstanbul!Yeşilinin de hatırı sayılır.Şu tepelerde bile olasım geldi, neredee?..İçime çektim denizi, dağı, tepeyi, gökyüzünü..Bi sigara içtim,Gittim…

Behlül Yokuşu

Sokak düşleri nelere kadir;Bir vakitler ben de bir ahmak ıslatanda düş-müştümBir yokuşun ardı sıraYokuşta kadınlar dolusu hikaye…Fatma Teyze, Karadeniz’den bir fırtına katardı peşi sıraYemenisini bağlar tepeden bakardıKahvedeki Koca İsmail’i gözlemekteydi yaşlı gözleriBir vakitler derdi; ben henüz 13 yaşımın…Susmayan hüznü kavgalıydı…