5 Eylül 2026

Şiir

Mihemedo

Tarihin saklı sayfalarına gömülü bir türkü vardır memleketi anlatan, mihemmedo…Kurdu, kuşu, ağacı anlatır,yakılmış köyleri, kurumuş su gözelerinden bahseder,gökyüzüne seslenir açılsın diye,bulutlara ağıtlar yakaryakılmış ve yıkılmış yüreklere bakarken,elma kokusuyla savaş olur mu hiç,mihemmedo…Bir nar çiçeği küser mi hiç,sevdasından vazgeçer mi insan,karınca…

Ahenk

Bahar oldu, yaz oldu, kış oldu.Kalpte arzu fişek oldu.Sevdanın halleri gelmiş oldu geçmiş oldu“E” halinden “den”e doğruTadı balken ara sıra acı oldu;Hüzün insanı anlamaya mihenk oldu taş oldu…Soranlar cevabı kendinde buldu…Sormadan yanında bulunanlar eş oldu yoldaş oldu…Bir kahvenin kırk bin…

Bu Gece İstanbul’da Beklenen Var

Siz nereden bakarsınız bilmemBen ağır giden bir vapurunÜstünden martı çığlığında baktım hepAy tutuluyordu Galata üstündenSarayburnu’nda balıkçı oltasına takılmışKıvrak istavritin sessizliği tutmuştuBekri Mustafa’dan eser kalmamıştıMotor sesleriyle dağılan teknecilerdeYunuslar gizli saklı şehrin derinlerindeBaktım bir gece vakti Kız Kulesindeki girdabaİçine ne dertler çektiYosun…

Ehli Keder

Ölü balonlar diyordu Gecenin sonbaharına yaslanmış bak! Galata’ya doğru tramvay sesi Yağmur da bizim için ince ince Güzeldim de üstelik kararan bulutlarına İnat Ben bir güzeldim Leyla abla Güneş kadar parlak Su kadar maviydim Soğukta burnumun ucuna bakardı Leyla abla…

Beş Kere Saliha

Saliha, çok uzun zaman geçti, hatırlamak seni Artık gül kokmuyor, oksijen solumuyorsun. Beni ise her anı, kalp yetmezliğine savurur. Az zamanlı ömrüm. Garip alışkanlıkların, hala unutmadım yansımaları çok Mimiklerin gelir akla, üç nokta Ve sırf sen yağmurda ıslanmıyorsun diye artık…

Beni Yalnız Koyma İstanbul Sabahlarında

Beni yalnız koymaSıcak ve sessizİstanbul hafta sonu sabahlarındaBirdenbire anılar düşüyor aklımaBirdenbire sıkıyor içimiHesaplar sorgulamalarTerazi hep devriliyorDağıtıyor masayı ağırlıklarAdaleti kalmıyor hayatınHep ağır basıyor bir yanO bir yan hep içimi eziyorBeni yalnız koymaSıcak ve sessizİstanbul hafta sonu sabahlarındaÇayın tadıRüzgârın serinliği yitiyorGölge gölgesiz…

Olmalı

Ben sele kapılmadanBoğulmaz kelimelerim satırlardaGörüyorum geliyor en azından sesi… Yakamıza yapışmışZemheri yalnızlıklarınCemresi mi düşüyor? Yok, yok…Olur mu ki?Ya olursa! Yok saydığımız,Yerini unuttuklarımız var.Bir göz-ışığıBir yürek çarpıntısı meseleAnımsadıkça gülümsemek hatta… Yok, yok…Olur mu ki?Ya olursa! Üstelik adı bile konmamışÖmrü henüz çok…

Güneş Lekesi

Güneş yine doğdu kendi yönündeBir kuş havalandı ağaç dalındaBir kedi sokulup uyuduğu o karton kutudan çıktı.Bir insan uyandı yine sabaha.Yıpranmış çığlıklar susuk,Tükenmek bilmemiş hayaller şimdi silik,Rüzgara meydan okuyan ayakta kalışlar savruk,Yağmurun az hüzünlü çayı şimdi kederli.Dünya döndü kendi yönünde,Ay saklandı…

Katil

Akıbet, yedi kuşak sonra yakarışları bezenmiş Göbek bağları vakitsiz kesilen, ömrü törpülenmiş Kabilin torunlarıdır bu kavm-i cemil Zaman suretlerde defnolur Doğum sancıları nüfuz eder her bir benliğe Zapt edilemez bir öcün alameti yeryüzüne kıyam eder. Her yakarış Habil’i doğurur, buketler…

Amor Mio

Amor mio, Tanrıçam!Bin yıllardır aranıp duranO sonsuzluk suyunun başındakiÖlümsüz prensesler gibiYaşlı bedenime sonsuzluğu bağışladınDudaklarından aşkın alevleriniTanrısını unutmuş ruhuma üfledin Amor mio, tanrıçam!Tapınmayı unutan kalbimeKölen olmamı ve ruhumu adamamı sağlıyorsunBen ki her türlü ululuğa karşı çıkmışOysa ışığının altında kaybolmaktanKendini anlamayanÇaresiz bir…

İçimde Bir Arabahmet

Yaprak güzeli mahzun izlerken penceredenGün batımının turuncu renginiİçimde bir Arabahmet tüter dururEski günlerine hasretYanı başında şehre artık çok uzakBir kuş uçar üstündenBir bulut geçerİçimde tüter de tüterEn çok akşamüstüleriTellerin ardından batar güneş kalbimeUzak dağlara gölge düşerBoyunlarını büker ekşilicelerHazırlanır geceye hazinÇocukların…

Dağ Sevinci

Seviniyorum seniBunu sakın unutmaAy ışığını güneşten aldığına yemin ederkenArşın arşın parlarken gök, yıldızların sesiyleGöbek bağı henüz kopmamışken çocukluğumunve Dünya kararlıyken bir tur bindirmeye, nefislerin üzerineÜç yüz altmış beş gününü dahaDüşünüyorum seniDüşüne-yorumsamacıDüşüne-bilirDüşüne-dizeler veDüşüne, pek çok şey sığar. Oralarda bir yerlerde, kavuşuyorum…

Karahindiba

üfledikçe dağılıyordu dertsiz dilekler afrikaya kadar gitsin istiyordu çocuk tılsımlı tüycükleri hayatın soğancığında yetim şarkılar toplardı kapı kapı sokakta yamandı ama saklambaçta birinci kapı önü terliklerini sevmezdi kalabalık bir felaket gibiydi teyzelerin entarileri üfledikçe dağılıyordu düşe bakan tüycükler rüyasındaki şekerlemeler…

Nâbizade Nazım’a

Aslında senin içinde HikmetHatta sen olmasan belkiGörülmeyecekti halktaki kıyametAğa elinde marabaÇift sürerken çiftçi diyemeyecekti derdiniGörülmeyecekti alın terleriVesile oldum diye içinden geçirsen deSen sebebisin bunca isyanaSen yaktın ateşini kaleminSen tuttun ilk meşaleyiElbette şehrimin kirlilik nedeni de sensinBilmeselerdi uzak taşra diyarlarınıGitmeselerdi şehirlilerAnlatmasalardıÜst…

Bunaltı

yaşamı soluyan her seferindegüleç suskun belki mağrursövüp duruyorum işte boşluğunatüm zamanlarınhiçten başka neymişim kiortasında şarkıların yarım kalanboğazında düğüm sözcüklerinkederin bir onuru varkederin teraziyle sorunu var

Fidandan Yeşermiş Bir Tohum

Hayır, ben seni sevmiyorum veVe bu, bu çok aşırı fena bir durum olmaya başladı..Bakmak üzerine teoriler adında, seni yazabilirim,Bakış açımı sana göre şekillendirip,Bütün evrenimi sana bağlayabilmememin hiçbir yolu da yok.Senden gelmek isterdim, sana kadar yok olmakÖmrümün sonuna kadar, senin yıldızlarından…

Yolun Kendi

Gelmişim dünyaya koca koca gözlerle neşeli,Sevmişim sevmişim dolu dolu ,Niye sonra üzülmüşüm?Hesap kitap bilmemişim vermişim elimde olanı,Olmayanı da vermişimOlmayanı…AramışımBulmuşumİncecik avuçlarımla sunmuşum…Üzülmüşüm dedim ya,Kendimi yerden yere vurmuşum.Gülünce dünyanın en mavi denizleri,Gecenin en parlayan yıldızı olmuşum da,Acıyı nasıl soğurmuşum?Gülmekten vazgeçmemiş hiçSeven de…

Beyhude

Dünya bir şer alanıdır, nahçıvanBabilin gamzesi nebukadnezardır.Değildir bir sanrı,Peygamber sanrısı hiç değildirHele ki bir gözbebeği tonunda sallamakParmak uçlarında arşıHele ki kainatı müstakbel eyleyipMisket yuvarlamak rüyalaraAkıtmak bohçalarca erdemi yüzü koyunVurmak eyleminin lehçesineMünafık olmak hiç değildir.Aslolan, nasrın kuşlarına protestolarcaGökkubbe ritüellerce öne koşmakAğıtlar…

Ahdar

Hikaye rivayet eder kiSen deniz yeşili bir yazdanGöğüme konduğundan beridirYemenimin oyası pembe sevdalıkLakinSaçlarım yosun kokar gayrıŞehrimi tutmuşlar ihtimal devrim korkusunaÇift tepeliyi yolla sabah mektebineEzber etsin pusulayıSen deniz yeşili bir yazdanYetim bir rüyaya yattığından beriSırtına şiirler verdimAyaklarına toprak çoraplarGizlerine munzur gecelerLakinSaçlarımda…

Baharın Getirdiği

Bahar rüzgârları ölüm getirdi bizlereEriklerin açılışını göremeyecek gibiyizMimozalar çoktan ölüp gittiSarılıklarını kaybetti adalarDalgalar vuruyor boş sahillereSahillere martılar dahi uğramıyorGemiler aheste ve nazendeİçi boş salınıp duruyorSokaklarda boş adımların izleriBahar rüzgârları ölüm getirdiDaha da zor oldu geçimEkmek elleri arar olduKuyruklara hasret kaldırımlarNefes…