15 Ağustos 2026

Ellerin İcat Olduğu Vakitten Beri

Aaa…Ama ellerin icat olduğu vakitten beridirkarnımda durur. Parmakların, parmakların gezdikçe, değdikçe..Açılır kapıları bir kamberli kış mevsimi gibi,Düş kırıklarım bardaktan boşalırcasına tenine dökülür. Aaa…Ama ellerin icat olduğu vakitten beridiryüreğime dokunur. Sığınak parmaklar sebeptir dökülmeye.İcat olduğu yerde ellerin,Bir bıçak gibi keser durur.Bir…

Escherian Merdiveni

Yalnızca kendimi umursayarak devam etmeye çalıştım. Olan tüm o şeylerin içinde sadece kendimi. Bir direniş bayrağı astım zirveme. Yerin binlerce kat dibindeymiş salınışım. Bayrağı tersine dikmişim. Önemsediğim ne varsa veda ettiğim onlar değilmiş. Onca zaman kendimi kandırdım zannettiğim kandırmak değilmiş.…

Şair Mehmet Altun’un yeni şiir kitabı çıktı

Mehmet Altun’un tek bölümde toplanmış ve 72 birimden oluşan beşinci şiir kitabı ‘Misk-i Amber’ kitapçı raflarındaki yerini aldı. Altun’un son olarak Kasım 2010’da Türkçe-Kürtçe çift dilli olarak yayımlanan ‘Lapis Lazuli’ adlı kitabı şiir okurları ile buluşmuştu. İthaki Yayınları tarafından Nisan…

Gönülde Akşam

Nihayet! Dedi yaşlı adam.Nihayet!Hiç gitmeyecekmiş gibi geldiEski dostu.Acaba anlamış mıydı telaşını?Gitsin diye gözünün içine bakışınıAnlasa inadına didiklerdiNe kurttu o…“Geçmeli” dedi fısıltıyla.Akşam güneşininYarım yamalak izler düşürdüğüTezgâhın ardından doğruldu.İskemlesini aldı.Kapının önüne koydu.Toparladı çırpınan yüreğininYorduğu soluğunu.Beklenen, akşamıBin kat daha güzel etmeyeNeredeyse gelirdi.Otururken kapı…

Yaramaz Sincap ve Akıllı Tavşan

Bir gün, ormanın derinliklerinde, cennetten bir parça gibi güzel ağaçların altında koca boynuzlu geyikler, hafta sonunun verdiği mutlulukla top oynuyorlardı. Bu beş geyik boynuzlarıyla topa vura vura birbirlerine atarlarken, birden top ağaçların yanından aşağıya doğru kaçtı ve derenin kenarına doğru…

Yolumu Kaybettim

Yolumu kaybettim berbat bir çağın ortasındaYürüyorum batak çamur dinlemedenVazgeçer miyim hedefe yaklaşmadan bilmiyorumSebebi olmadan amaçsızca yürüyorum Kara bulutlar sardı etrafımı ay ışığındaÜşüyor bedenim kavurucu sıcak dinlemedenIsınmak istiyor güneşe hasret bedenimFakir kalmış ruhum, sıcak ne demek bilmiyorum Sessizlik sardı yüreğimi onca…

Güneşi Sandalıma Koydum

Güneşi sandalıma koydumKirletmesinler diyeSeher vaktindeAsıldım küreklereÇek babam çekAslan balıklarının kortejindeGümüş balıkları deniz fenerimTanrıların korkaklığı olanDağlara ada dağlarına doğruÇalınmış ateşlerinden de büyükBir yükü sırtıma yükledimKıyılarına vardımVe kafa tuttum onlaraSaklandılar kaçtılarKirlettirmedim güneşiGünün kalabalığınaRiya sürdürmedimBir parça ışın verdi banaEllerim aydınlıkSür dedi başınaSürdümDaha sür…

Uzaktakiler

Cam parçalarının üzerine düşen çöp poşetlerinin sesi yankılandı duvarlarda. Bu tehditkâr ses dört numaranın bebeğini uyandırınca, annesi Asuman okkalı bir küfür sallayıp, az önce emzirdiği bebeğini tekrar yasladı süt damlayan memesine. Üç numarada oturan Cevdet, siyatikli bacağına iğne yaparken eli…

Adnan GERGER’DEN YENİ ROMAN (TAVHANE ÇOCUKLARI)

Roman edebiyatında kendi sesini bulmuş sayılı roman yazarlarımızdandır Adnan GERGER. Romanda özellikle kurgusal/içeriksel/temasal anlamda Gerger’in ayrı bir yeri ve potansiyeli var nezdimde. Gerger, hikâyeleri bozup inşa etmede, hikâyeleri katman katman harmanlamada veya hikâyelerden hikâye yaratmada ustalaşmış bir isimdir, özellikle son…

Misafir Geldik Misafir Gideceğiz

Doğup, büyüyüp, yaşayıp, ölmek… Her canlının yaşam döngüsüdür. Doğmak ve ölmek… Her bahar ağaçların dallarında yeşeren bir yaprak misali. Önce yeşerir, sonra çiçek açar, sonra da veda ederiz bizi yeşerten ağaca. Her insan gibi bende doğdum, büyüdüm ve yaşıyorum. Belki…

Edebiyatımızdaki Dalkavukluk ve Eleştiri Korkusu

Bugün, Türk edebiyatında büyük bir problem var; eleştiri! Dergi desen tonla, öykü desen sürüsüne bereket. Her sene binden fazla yerli roman ve öykü kitabı çıkıyor. Dergilerde, gazetelerde, online mecralarda sürekli kitap değerlendirmeleri çıkıyor. İyi değil mi? İyi de bakıyorsun herkes utanç…

Kulunçka

Yüreğim ağzıma bulandım,Bulanık duvarlar, dokundum, dokundum.Kayıtsızca.His, bir parazitin kemirme ses tonlarının canımı acıtması kadar kesik..Keskin bir burukluk ile yüzleşmek.Hangi yüzle, onun çarpıklığında kayboldu..Evet kayboldu yani m.Kayboldum.Bu öyle bir haldir ki,Ağzından akan bir damla sözcük,Sadece,Üç noktadan yana tavır alıyor.Üç nokta yakınıyor.Üç…

Fedakârlık Gerek

Gökyüzüne bakalım dedi; aya, yıldızlara…Bakamam dedim,Bakarsam eğer, gökyüzü de kararır benim karardığım gibiYıldızlar kaybolur benim kaybolduğum gibi.Bırak yıldızlar öyle kalsın,Bırak gökyüzü öyle kalsın,Ben bakmasamda, bakabileceğim günü beklerim.Bazen görmek için bakmamak gerek,Sevmek için sevilmemek…

inandım aç açına

saçlarımdan vurdular beni o güzelim aydınlıktave uykumdanvurdular beni sualsizo kör karanlıkta beni soğuk suyla yundular o ayazdaçulsuzdumyalağuzdum inandım aç açına o vakitbeni tanrının doyurduğunarüyalarımdademir ranzamın altına saklanan bir muzla

Habib-i Neccar’ın Methettiği Efkâr

Kumbaramdaki bozuklukları tümletmeye gideceğim.Bundan ötürü büyüdüğümü düşündüm.Olgunlaştım, dertsiz başıma sinüzit aldım.Konfor alanında kalmama son bir hafta! Konfor alanım işgal edileli yirmi üç yıl! Elimi kumbaraya attığımda…İçinde bozukluk çıkması varlıktı.Evde kumbara bulunması varlıktı.Kumbara bulundurma fikri hatta.Bir şekilde para artar da…Harcanmaz diye…

Kafa

Size biraz geldiğim yeri anlatarak başlamalıyım. Belki o zaman beni yargılamak yerine anlamaya çalışırsınız. Ülkemin adı ‘İki kafa’ anlamına gelen Harmone ve bu ülkede herkesin iki kafası var. Biri hep iyilik düşünür diğeri ise hep kötülük. İşte bu yüzden herkesin…

Kestane Sokak

Birazdan geçecektirGözlüklerinin buğusuylaBaşı öne eğikSiyah saçları yanlardan kıvır kıvır dökülenKırmızı pardesölü kadınDamlardaki karın rüzgara kattığı ayazlaAyazağa’dan bu yana esenPrusya mavisi gözleriVe Alman parlak beyaz teniyleYaşamına anlam arayanİrice sarışın öğrenci kızNefes nefese tırmanacaktırHemen ardındanBirbirine karışmışSiyah kıvırcık düzensiz sakalıEsmer teninde siğiller yara…

Garip

Haydar amcamın, kangal cinsi köpek yavrusunu Sivas’tan getirdiği günü daha dün gibi hatırlıyorum. Haberi duyar duymaz kangal yavrusunu görmek için o gün köyde ne kadar çocuk varsa Haydar amcamgilin kapısının önüne toplanmıştık, Halbuki köyde köpek çoktu ancak söz konusu kangal…

Sensiz Saniyeler Neyime

EmeğimAlın terimSevdiğimSaat beş olsun diyeGözümü saatlere diktiğimAvcumun nasırıBacaklarımın yorgunluğuÖğle aralarındaTadıni dahi anlamadanAlelacele yediğim yemeğimSabah gözüm yarı açıkAyaz yollarda yürüdüğümAy sonlarını bekleyişlerimYazmaktan aşınmış kalemimYazılmaktan yıpranmış defterimGözüme girip de yakan terimSokağıma vardığımda dinlenme umudumBoğazımı dinlendiren çayımBeni dinlendiren kahvemHayalini kuramadığım hayal kırıklıklarımCiğerimYüreğimİç sancımGünün…