5 Eylül 2026

Deneme

SANATTA BEDEN VE KİMLİK: Tarihsel ve Çağdaş Bir İnceleme

Sanat tarihi boyunca beden, yalnızca görsel bir obje değil, aynı zamanda kimliğin, toplumsal normların ve bireysel ifadelerin güçlü bir yansıması olarak sanatın merkezinde yer almıştır. Bu imgeler, tarihsel zamanlar ve kültürel bağlamlar arasında farklılık gösterse de, bedenin sanat aracılığıyla kimlik…

Zihinsel Denemeler- 2: Yaratılışın Sessizliği

Başlangıçta, gökler ve sular arasında derin bir sessizlik vardı. Ne zaman vardı ne de biçim. Karanlık, henüz aydınlıkla tanışmamıştı. Sessizlik, varoluşun ilk nefesiydi. Boşluğun içinde yankılanan bir nefes, hiçliği yarıp geçti. Bu nefes, yazgısı yazılmamış bir dünyanın ilk harfiydi. Sonra,…

Zihinsel Denemeler-1 – Sessiz Yankılar

Her yeni sorun, eski bir sorunun başka bir kılığa bürünmüş hâlidir; her çözüm ise yalnızca bir yankının yeni bir adla çağrılmasıdır. Tarih maskelerle oynar; fakat derinlerde hep aynı sessizlik yankılanır. Zihin, varoluşun sonsuz yankıları arasında bir anlam bulmaya çalışırken kendini…

Şin Kitabesi

Bu Kapısı Anlamak, hayatın gözleridir. Çünkü insan bir uyku halidir. Ve isminin sesi bir anlam dağıdır bende. Zihin, ruhun yoludur. Tanrının yorulduğu bu yolda; sağır bir kaya gibi bekledim seni. Gülüşün; ruhumun kaygıları, ümidin gördüğü dilek, neşeli bir övgü ve…

Aşkın Tanımı

Tüm uygarlık boyunca hayatımızın vazgeçilmez parçası olan ‘aşk’ hakkında neler biliyoruz? 1970’lerde sosyal psikolojinin önemli bir konusu olan aşkın genel bir tanımını yapmak zordur. İnsan davranışlarını etkilemesinin yanı sıra kökeninin ne olduğu, nereden geldiği ve kendi karmaşık doğasıyla birlikte tanımını…

MODERN SANAT SINIRLARI: BEDEN POLİTİKASI VE PROVOKATİF SANAT

    Sanat, bireyin kendi dünyasının derinliklerine ulaşmada önemli bir rol oynar. Birey, sanat aracılığı ile kendisini derinlemesine tanır ve iç dünyasındaki karmaşıklığı keşfeder. Çağdaş sanatla birlikte, geleneksel anlatıların dışına çıkılarak izleyicileri düşündüren, rahatsız eden, toplumsal normları sorgulayan modern sanat eserleri…

III. XVII. Mektup (Kürt Kitabesi)

IX. Methiye Gözlerin, Kudüs Fatihi Belek Gazinin kalbi. El Halil kapısındaki rahmet. Ela, asi ve Kürdî. Göğüsün, Medya Sofrası. Mesture Hanımın ayak izleri; zorbaya direnç ve Golgota Tepesindeki peygamber katline havari. Kavgan, korkunç Pers ordusunun dizginleri; aziz ve muzaffer Yunan…

SANATTA MEKÂN ROLÜNÜN YENİDEN TANIMLANMASI-MEKÂN SOYUTLANMASI

Sanat, gelişen teknolojinin etkisiyle dönüşüme uğramış ve dijitalleşme sürecine adım atmıştır. Bu dönüşüm, geleneksel sanat anlayışını değiştirmiş ve sanat eserlerinin üretim şekli ile sunumu arasında birçok yenilik getirmiştir. Dijitale dönüşüm sürecinde ‘’mekân ‘’ kavramı ise yeniden tanımlanmış ve fiziksel bağlamdan…

SESİMİ DUYAN VAR MI?

‘Hüzün ki en çok yakışandır bize’ demiş şair. Coğrafya kaderdir sözünün kedere dönüşmüş imgesi gibi bir dize bu. Aklım dağınık ve kırışık tınılarla daha çok karışıyor.  Bir sabah uyanıveriyoruz, bir şehir beton yığınları altında kalıyor. Bu hangi kelimenin tarifidir bilinmez.…

Naat

Salkımbacak, kereste, öküz, Domino taşı, dinamo, Dinozor, Dîn, Do, ve re Her şeyin özü olan sessiz bir kul taşıTakva sahibi olan binici atların şerefine yuvarlanan Boynuzları eğri duran pek bir müstakbel karnı burnundalarSözlerin lafıgüzaf kabul edildiği bir iç mekan  Dilin nasıl bir kas gelişimini sonuçlandığına hayran kalınacak…

YAPAY ZEKÂ EDEBİYATI VE EDEBİ ANLATIDA BİLİNÇ AKIŞI

              Yapay zekâ, korkunç bir hız, arz ve taleple neredeyse hayatımızın her alanında bütün ipleri eline geçirmiş durumda veya ele geçirmek üzere. Yazarından fabrikatörüne, siyasetçisinden çiftçisine kadar herkes yapay zekânın nimetlerinden faydalanmak için sıraya girmiş durumda ve yine herkes kendine…

Gözlüğü Kafasından Büyükler

Nedense seni gördüğümde hep tanrı gelir aklıma ya da tanrı aklıma geldiğinde seni düşünmüşümdür, bunu çok düşündüm, ‘neden?’ diye, sonradan aklıma geldi; biz seninle sohrap okurduk hep, sonra tanrıyla savaşımızın arasına sen girerdin yatıştırmak için. Bir gün oturdum, ama böyle…

3 Aralık Dünya Engelliler Günü

‘acımak, ruhunda sinsice efendiliği taşıyan sahte sevgi dürtüsüdür.’ 3 Aralık Dünya Engelliler Günü -Hitler’in katlettiği ve diğer tüm yanlış, yetersiz yaklaşımlardan dolayı mağdur olan tüm engellileri anarak- Birleşmiş Milletler tarafından 1992 yılında alınan kararla, BM İnsan Hakları Komisyonu 5 Mart…

Toprağı Toprakla Pişirirler

Şimdi akının yasına durduğum yaştayım. Yasımın yaşımı kemirdiği demde. Gül eskimiş bir fiil olarak uyuyor kundağında. Derler, doğduğun vahaya tükenişin ilk sayıklanışı olduğunu; yürüdüğün yola, başladığın yere döneceğini. Şimdi sandıklar içine konulmuş sandıkların kilidiyim. İçimden içeriye hapsettiğim yığınların ebeliğini yapmamı…

Beş On Beş Vapurunda Ağlayan Kadın

Yol: Gitmek, kendimize gelmemiz için. Terk edilmiş olmak gerekirdi yeni bir insan olmak için ya da kaybetmiş olmak. Günlerce bunu düşünüp durdun. Henüz güneş doğmamış, yollarda tek tük ama hızla giden arabaların hışırtısı dışında bir ses yok. Tan yerinde gözlerin,…

Gül Kitabesi

El Şedday Kapısı Avuçların, bir avuç. Bu avuç; kuytunun mühür kapısı, gür ormanın kalbi ve arındığım buhurun dumanı. Bu avuç, dervişin terk ettiği topraklar. Gerdanın, duvar ustasının elindeki sihirli taş. Cömerdin sarraf eli ve beyanı, bir keşfin ulu orta rüyası.…

Kapının Dış Mandalı

Tarihe not düşüldü; “benim adım Napolyon Bonaparte ve asillik benle başlar”O an masada oturan herkes Napolyon’nun elindeki kadehe bakar, Napolyon kadehini havaya kaldırmış ve davetlilerin kafası karışık bir şekilde “bu ne demeye çalışıyor” diye içlerinden bir soru geçirmiştir…İşte sahnenin bu…

Ruh Çürümesi

Kendini her yerde arayan ruhum ağzımdan dökülüyordu. Bastırdığım duygular yaralarımı deşiyor, tüm hücrelerimi nefessiz bırakıyordu. Nasıl durduğumu ve nasıl göründüğümü obsesif bir şekilde kontrol ediyordum. Gözlerimin içine bakıp her bakışın yarattığı sancıyı takip etmeye çalışıyordum. Beynimin içi acılar ve travmalarla…

Had/siz

“Bu yaştan sonra” diye başladı cümlesine, gerisini dinlemedim. Oysa bir beş yıl önce ateşli tartışmalara girerdim. Her zaman kazanamazdım. Hatta karşımdaki bir laf cambazı ise zayıf noktamdan yakalayıp realist olduğum konulardan mevzuya girerek görünen çerçevemin sınırlarını hatırlatınca yumuşar, haklılığını kabul…