11 Ekim 2026ISSN 3150-0757

Zamansız’ın seçtiği kitaplar satışta Kitap Mağazası

Deneme

Kapının Dış Mandalı

Tarihe not düşüldü; “benim adım Napolyon Bonaparte ve asillik benle başlar”O an masada oturan herkes Napolyon’nun elindeki kadehe bakar, Napolyon kadehini havaya kaldırmış ve davetlilerin kafası karışık bir şekilde “bu ne demeye çalışıyor” diye içlerinden bir soru geçirmiştir…İşte sahnenin bu…

Ruh Çürümesi

Kendini her yerde arayan ruhum ağzımdan dökülüyordu. Bastırdığım duygular yaralarımı deşiyor, tüm hücrelerimi nefessiz bırakıyordu. Nasıl durduğumu ve nasıl göründüğümü obsesif bir şekilde kontrol ediyordum. Gözlerimin içine bakıp her bakışın yarattığı sancıyı takip etmeye çalışıyordum. Beynimin içi acılar ve travmalarla…

Had/siz

“Bu yaştan sonra” diye başladı cümlesine, gerisini dinlemedim. Oysa bir beş yıl önce ateşli tartışmalara girerdim. Her zaman kazanamazdım. Hatta karşımdaki bir laf cambazı ise zayıf noktamdan yakalayıp realist olduğum konulardan mevzuya girerek görünen çerçevemin sınırlarını hatırlatınca yumuşar, haklılığını kabul…

Göl Kitabesi

Bekleme Kapısı An, ruhumuzun her şeyi sıkıştırdığı ve gövdemizin hiçbir şey yaşayamadığı zaman. Medeniyet, gerçeğin üzerine kurulmuş bir tuzak. Kentler, ruhumuzun uyuştuğu rahatlık. Hastalık, insana gebe şişkinlik ve anıları bozan yara. Susunuz lütfen! Çünkü mantık, anlamsız denge. Gerçek, sonsuzluktan ibaret…

Çok Dilli Beyin

Kozmopolit dünya yapısında insanların sosyal, siyasal, kişisel farklılıkları önemli bir yer tutar. Bu farklılıkları ifade etmek için sembolik bir dile ihtiyaç duymaktayız. Duygularımızı, düşüncelerimizi, davranışlarımızı anlamlandırıp ifade etmek için dil bir araç rolündedir. Dünya yapısına baktığımızda insanlık, tarihten bu yana…

Pastörize

Genç kadın başında yazması, elinde kovası ahırın yolunu tutar. Sağar Sarıkızı. Sarıkız köyün en yaşlı ineği, Mezopotamya gibi bereketli ve bilgedir. Genç kadın makineleşmiş elleri ile incitmeden sağar Mezopotamya’yı. “Maşallah” der. “Aferin sana” Mezopotamya’nın sütü pirüpaktır. Su katılmamış, hilesiz, tıpkı…

Ben’de Cinnet; Biraz Absürt Biraz Edebi

Soğuk buralar…  Dışarısı ayaz soğuğu, buz soğuğu , kurşun soğuğu, bomba soğuğu… İçerisi kış soğuğu, yalnızlık soğuğu…  Televizyonu açtım, televizyon ölümden, savaştan, nefretten, evlilik programlarından, çarpık ilişkilerle bezeli realite showlardan geçilmiyordu, televizyona bir kafa attım.  Televizyona bir şey olmadı, kafam…

Badem Ağacı

Bu gözler neler gördü neler. “Di” li geçmiş zamanın birinde. Üç doğrunun bir yanlışı götürdüğünü gördüm. Gecenin yarasını gün kapatıyordu tan sessizliğinde. Toprağın yangınını gördüm. Bir şeylerin geç kaynadığını. Fokurdadığını suyun ve doğurduğunu gördüm bollukla, sabırla toprağın. Meyve verir elbet…

Yutkunuşun Boğuluş Öyküsü

Yumuşakça bir tülle örtülmüş şu göğsümün altında uyuyan demir pençenin minesi değil miydin sen? Ben yoksulluk tanrısı, ölümle ardalanan kimsesizlik fotoğrafı. Sen pası, yası öğütüp, bir kuşun kanadına iliştirip, göklere çıkartan. Sonsuz boşluklara varıp yere çalan. Sen tufanda vaha, çoramış…

Gök Kitabesi

I. Kapı Ayrılık, sahipsiz bir eşya. Kaçmak, en büyük kavga ve bunlar baş edemediğim ben. Yalnızlık, bir şehir oyunu. Toplum, ortak aklın cezası ve çocuklar, insanın ölümsüzlük meyvesi. Eski, hileli bir zaman. Zaman, ömrün bizi terk edişi ve dudağın sonbahardaki…

Soyut Besin: Stres

İnsanoğlunu hayatta tutan en iyi besin nedir? Bunun cevabını bulmak için bilim dünyası fazlasıyla uğraşmıştır. Kimisi vejeteryan beslenme, kimisi vegan beslenme, kimisi etçilliği, kimisi de hepçil beslenme gibi farklı beslenme stillerini savunmuştur bu camiada. Fakat bazı besinler dişlerimizle parçaladığımız, sindirdiğimiz…

Yazmak ve Bilinç Akışı Anlatım Tekniği (Bölüm:9)  

“Yazı üreten sevinç bir coşkudur, bir kendinden geçmedir, bir değişim geçirmedir, bir aydınlanmadır, bir sarsılmadır, bir dönüşmedir… Yazma arzusunda tuhaf bir alışkanlık (manyaklık) vardır. Yazar, seyredilmesi komik bir kişidir. Arzusu kendisini sıkıştıran kişidir. Manyaklık derecesindeki arzunun gülünç bir yanı vardır……

Mağara Kitabesi

Botan Kapısı Göl, kör bir ırmak. Ben, büyülü orman ozanı. Sen, hayallerin doğurduğu rüya. Rüzgâr, ruhu hatırlatan ses. Ben, kâinatın kalbindeki tef. Sen, nar bayramındaki ilahi. Kaya, canı çekilmiş maden. Ben, koynundaki süt. Sen, suya hayat veren yosun. Gece, boyu…

Escherian Merdiveni

Yalnızca kendimi umursayarak devam etmeye çalıştım. Olan tüm o şeylerin içinde sadece kendimi. Bir direniş bayrağı astım zirveme. Yerin binlerce kat dibindeymiş salınışım. Bayrağı tersine dikmişim. Önemsediğim ne varsa veda ettiğim onlar değilmiş. Onca zaman kendimi kandırdım zannettiğim kandırmak değilmiş.…

Misafir Geldik Misafir Gideceğiz

Doğup, büyüyüp, yaşayıp, ölmek… Her canlının yaşam döngüsüdür. Doğmak ve ölmek… Her bahar ağaçların dallarında yeşeren bir yaprak misali. Önce yeşerir, sonra çiçek açar, sonra da veda ederiz bizi yeşerten ağaca. Her insan gibi bende doğdum, büyüdüm ve yaşıyorum. Belki…

Ay Kitabesi

Muğ Kapısı Ağzımda güneş, omuzlarımda gece; ben ihtiyar bir balıkçıyım. Anılar, zamanın isi. Saçların, dağılmış bulutlar. Gece, derin çağların yıkıntısındaki zaman. Ben, ormana danışan Zen dervişi. Sen, tarçın kokusundaki yasemin. Ses, gövdenin kuvveti. Söz, kalbin kuvveti. Ben, esrar külündeki ateş.…

Mutluluk Arayışı

Mutluluk neydi? Uzun zaman oldu bu hissi tatmayalı. Uzun zaman oldu görmeyeli, kendimi mutlu hissederken gözlerimin parladığını. Kendi kendine mutlu olabilir miydi bir insan? Yoksa mutlu olmak için bile bir insana mı muhtacız yine? İnsan insanayken mi mutluluğu, hüznü tadabilirdik…

Sevginin Eşleniği

Sevginin eşleniğinden bahsetmek istiyorum. Yığınlar arası kombinasyonundenkliğinden, yürek çarpıntılarının gürleyen meltemler karşısında şahlanışından. Asimanındoğum sancılarının maviyle buluşan sabahlarında, birbirini arayan milyarlarca ruhun siyah,beyaz gecelerde karşılaşma olasılıklarının gerçekleşme ümidinden. Milyarlarca çığlığın, birbirini bulmak için avaz parçaladığı, debdebeli rüyalarıngerçekleşmesine yüklediğimiz asgari umutların,…

Nasılsın Kendim? Nasılım?

Her zaman başkalarına sorduk bu soruyu, kendimizden başka herkesi, her şeyi merak eder olduk. Başkalarının mutlulukları ve mutsuzlukları o kadar ilgilendirdi ki bizi, biz biz olalı kendimizi unuttuk. Nasılsın? Neler yapıyorsun? Nasıl geçti günün? Hayallerin ne? Planların neler? Başkalarının hayatlarını…

Üç Karanlık Kitabesi

XI. Methiye (Sub) Gözlerin; rüyanın dokusundaki gerçek, masal dağındaki hayal, mavi bir çöl ve çiçek açmış bulutsu bir gök. Gövden; Elif’in omurgasındaki kavis, Aşur’un önünde salınan Dicle ve ruhun tanrıya karıştığı mekân. Gülüşün; müjdelenmiş bahar, cennetin kapısındaki bin rüya ve…