12 Ekim 2026ISSN 3150-0757

Zamansız’ın seçtiği kitaplar satışta Kitap Mağazası

Deneme

Reyhan Şerbeti

Yüksel Hanım’aSabah kuşları uzayan uykuları ister dururduSakız yorgan pamuk ayaklarında keyifteYüksel Hanım bir ahu dilber kuşu koynundaİncecik beli kahve sürmesi gözlerindeAnneanne kırlentleri misafir bucağındaEski fotoğraf çerçeveleriEdibanımlardan bir çığlık yükselirdi bazı hazin gecelerindeHas komşu kızı Selvinaz, yangından kaçar gibi geçerdi çatıdanBir…

Defne Yaprağından Büyüteç

  “Sor bakalım Neriman teyzene bir istediği var mıymış pazardan?” dedi annem. Her defasında kendisinin sormayıp bana sordurmasına söylenerek, demir parmaklıklı camı tıklattım. Bunu, felçli komşusuna gönülden bir yardımdan ziyade, mahalleden kadınlarla toplanıldığında, “Her pazara gidişimde soruyorum inanır mısınız? Ama…

Sinekler

Sinekler. En çok kulağımı seviyorlar. Kaç tanesi orada kayboldu saymadım. Elim elimin üzerinde. Sanki daha az önce şu fırçayla, önümdeki tabloya bir pencere çizmemişim gibi hareketsiz. Pencereden giren havanın hareketlendirdiği tül ara ara yüzüme vuruyor. Savuşturamıyorum. Duvak takmadım. Taksam savuştururdum.…

Remil

Teselya büyücülerinin avuçlarında mavi Ege küresi. Bu kürede yerin yüzü vecd, yerin yüzü bin âlem ve yerin yüzü bin ada. Hepsi Danyel’in parmak uçlarındaki Akdeniz. Hepsi Troya rüzgârlarında yırtılan tacir kumaşıydı yelkenlerimiz. Bu ömür ırmağında binlerce batık idik. İyi bir…

33 Numara Ayaklı Sevinçler

İkindi güneşi palazlanmıştı apartman boşluğuma, sıvası dökülmüş bir balkonun içinde tek ayağı kırık bir sandalyeye enlemesine oturmuş, validenin bayatlamış çayının vermiş olduğu mayhoşluk hasebiyle bunalıyordum. 33 numaralı, kırmızı renginde kurdeleli terlikleriyle balkondan sarkıp, 3. kattan sokakta oyun oynayan akranlarına bakıp…

Yalnızlık Değil, Merdümgiriz

Merdümgiriz Farsça kökenli bir kelime olmakla birlikte, insanlardan kaçan, kalabalıktan hoşlanmayan kimse olarak açıklanır. Benim için insanlardan kaçmak yalnızlıkla eş anlamlıyken, birçoğumuzun ise korkulu rüyasıdır. Peki bu dünyaya yalnız geldik ve yalnız göçecekken bu korkunun sebebi nedir? “İnsanları tanıdıkça hayvanları…

Bu hiç adil değil!

“Bu hiç adil değil!” Diline pelesenk olmuş bir nida oldu bu, bugün  oğlum küçük Uzay’ın. (Hangi adalet dağıtılan çizgi filmden duyduysa:) Süt içmek istiyor! Kefir değil; kefir veriyorum: El  cevap: “Bu hiç adil değil!” Beklenti, paket cips; verilen, ev yapımı,…

Gelincik

Her resmin bir hikâyesi varmış. Her insan bi romanmiş… Anlatsam roman olurmuş. Peki hikayesi olan her resmi çizen romanların başkahramanlari, resmin hikayesini çizerken ne kadar özne, ne kadar nesne. Ya hikayesi olan resim… Resmedilen… Özne mi? Nesne mi?  Bir yanda…

Fidandan Yeşermiş Bir Tohum

Hayır, ben seni sevmiyorum veVe bu, bu çok aşırı fena bir durum olmaya başladı..Bakmak üzerine teoriler adında, seni yazabilirim,Bakış açımı sana göre şekillendirip,Bütün evrenimi sana bağlayabilmememin hiçbir yolu da yok.Senden gelmek isterdim, sana kadar yok olmakÖmrümün sonuna kadar, senin yıldızlarından…

Papağan ya da Tûtî

Papağan, papağansılar (Psittaciformes) takımını oluşturan kıvrık gagalı, etli ve kalın dilli, parlak tüylü, sıcak yerlerde yaşayan kuş türlerine verilen ad. Ayrıca bu kuşların bazı türleri söylediğiniz bazı şeyleri tekrar edebilirler. Dişileri ve erkeklerini çoğu türünde birbirinden ayırmak nerdeyse imkansız. Sütü…

Hazzın Kelepçeli Hüzünleri

İki bin yirmi Mayıs ayındayım Bir yirmi bilinmeyenli denklem içinde çözülmeye mahkum bırakılmış bir sualim, yanıtlanması hoş görülmeyen zor bir soru, belki de bir (sorun) aykırıyım bu zamana, bu ana, tam da şimdiye, saatlere küskünüm, duvarda arkamı döndüğümde bana bakıp…

Kalan

Tıpkı bıraktığım gibi. Yıllar önce okuduğum yerde duruyor kitap. Öylece. Koltuğun yanındaki küçük sehpada. Açık şekilde, ters. İçimde bir çığlık. Nasıl çıktım bu odadan? Kitabı bırakıp. En heyecanlı yerinde. Hep en heyecanlı yerinde olur böyle şeyler. Filmin en heyecanlı yerinde…

Üç Hurma Ağacı

Güneşin en tepede olduğu saatlerdi. Ufka doğru baktığımda kum kütlelerinin üstündeki havanın bile eğilip büküldüğünü hissediyordum. Cehennemi bir sıcak olması gerekirken, kızgın kumlara basan ayaklarım çıplaktı. Ne güneş, ne kum yakmıyordu tenimi. Ne bir ter damlası vardı alnımda nede bir…

Berş Mektubu

Yankı Zamanın vadisi ömür vahasıdır. Bu vahada ruhumuza elbise kitapları okumuşsun. Güneşli, mavi ve sana yakın günleri eksik mevsimlere bırakmışsın. Yaz ağaçlarındaki göçmen kuşları uğurlamışsın. Sonbahar yapraklarında yürümüşsün. Avcının döktüğü sıcakkanı kurutmuşsun. Karanlığın gözlerini elindeki fenerle kör etmişsin. Defin sessizliğinde…

Tanımsızlık

Bir isme tanımsız, bir sözcüğe, bir kişiye…Anlamını bilmediğim yada bulunmayanBelki de aranılmaya müsait,bir çaresizlik tanımsızlık.Düşüncelerin gelgefi içinde sürükleniyor benliğim, gözlerim kapalı hırpalanıyor bedenim.Bir yorgunluk çöktü isim bulamayışıma, tanımsızlığıma belkide hiçliğime..Kelimelerin dehlizlerinde, kaybolmuşum. Aranılmaya müsait, görülmeye değer belkide duyulmaya hasret. Tanım dışı…

Ruh Molekülü

Benim adım DMT, bazılarınız bana “Ruh Molekülü” der. Aslında basit bir hormonum. Ama size yapabileceklerimi hayal bile edemezsiniz. O yüzden hayal gücünüzü zorlamak yerine aranızdan birini seçeceğim ve kendisini Mesih ilan edişini zevkle izleyeceğim. Önce kısaca sizlere kendimden bahsedeyim; DMT…

Çocuk Olmak

Koskoca bir yılı daha devirdik demek. Zamanın hızlı geçtiğini şu yaşımda öğrenmiştim. Yaşım mı, on beş. Bu sene öğreniyordum hayatı, yaşamayı. Bu sene gerçekler daha bir yakın, daha bir tanıdık geliyordu bana. Çünkü artık ayaklarımın üzerinde durmam gereken yaştayım. Evet,…

Ay Layk Tu Covid Covid !!!

Kıymetli Kargo çalışanları, saygı değer Meclis üyeleri ve sayın Senatör!  Güçlü bir hapşırıkla dört metre mesafeden bulaşıp nesneler üzerinde dört gün boyunca canlı kalabilerek, dört dörtlük bir karizma sergileyen yeni corona virüsü hayatımızın orta yerine freni patlamış 4×4 arazi aracı gibi daldı…

Beyaz Kelebekler Çağı

(kalbi beyaz, yüreği beyaz, önlüğü beyaz güzel insanlara)Mühürleri gönüllerinde gömülü birer nehirdiler. Gölgeleriyle beraber akıp giderlerdi çorak zamanlara. Uyku ülkesineydi yolculuk… Akıp akıp eksiliyorlardı.Sesler başkalarının şarkılarıydıO yüzdendir ki güller biraz küldüHer hazan birer bülbüldüAn ölümcül bir şekilde yaralıydıZemheri yalnızlıklardan da…

III. VII. Mektup

Rüya   Gecenin ruhu dağın gürültüsüdür. Çünkü rüzgâr doğanın terzisi, terazisi ve ayrıca elbisesidir. Kör bir arif diyordu, ‘’ doğanın fikri insan hayatının olmaması üzerinedir’’   Tanrı; iyiliği insanın rahmine, kötülüğü ise insanın kalbine bırakır. Ve burada rahim insanın ruhunu…