10 Ekim 2026ISSN 3150-0757

Zamansız’ın seçtiği kitaplar satışta Kitap Mağazası

Edebiyat

Firuze

“Kaçta geleceksin?” “İşim bitince” “Neymiş işin acaba?” “Of anne, sal beni arkadaşlarım bekliyor görüşürüz, sen ye yemeğini.” Bak edepsize, iyice yoldan çıktı bu çocuk, yüzüme kapattı telefonu. Neyse on dakika geçsin bu sefer mesaj atarım. Geçmiş, başla Firuze. “Kaşkol var…

Zamansızlığım

Ne gerisinde ne ötesindekendimi bildim bileliaidiyet sorunu için(m)denereye gidersem gideyimunuttuklarımla hatırladıklarımı,yalnızlığımı hattakendimi de götürürümzamansızlığımla birlikte.

Beş On Beş Vapurunda Ağlayan Kadın

Yol: Gitmek, kendimize gelmemiz için. Terk edilmiş olmak gerekirdi yeni bir insan olmak için ya da kaybetmiş olmak. Günlerce bunu düşünüp durdun. Henüz güneş doğmamış, yollarda tek tük ama hızla giden arabaların hışırtısı dışında bir ses yok. Tan yerinde gözlerin,…

Kır Düğümleri

kırk kalemler kadrosu,asilzadeler vemum ölçekleri ile ışık saçmağa gelenpek çok elçi varbir kır odası düğümünde kırk odalı kırık bir kalem yoksunudavetliler,öncül adamlarını varmağa adına, armağan etmeyecanı gönülden razı iken henüz, melekler ve Raffaello tanış olmamış gün doğumlarızaman,uzun bir iç dünyaya…

Gül Kitabesi

El Şedday Kapısı Avuçların, bir avuç. Bu avuç; kuytunun mühür kapısı, gür ormanın kalbi ve arındığım buhurun dumanı. Bu avuç, dervişin terk ettiği topraklar. Gerdanın, duvar ustasının elindeki sihirli taş. Cömerdin sarraf eli ve beyanı, bir keşfin ulu orta rüyası.…

Ondalık Hayat

bir mağduriyetim var,yaşamaktan yana sakıncalarımölüm eserli korkularve panik butonlarınca sızlanışlar var bu görüler de birden başka mazuriyetlerim vargörmezden gelişlerim vehaykırışlarım ümitlerimi dağlaradağlara olmasa da taşlardan medet ummuşluklarumulmuşluklarım türeyişlerimdestanlarca olmasa da umutlarcabağlanmışlıklarım, isimlerimkalıba dökmüş, kalıba basmışartık ne yazık ki kalıplaşmışlıklarımyüreğimce özgürleyişlerim…

Annem Gidince

Sabah olmasına olmuştu ama gökyüzünü kaplayan kalın gri bulut tabakasını aşıp odaya yeterli ışık girmiyordu. Üzerimdeki yorgan onun üstündeki battaniyeye rağmen ayaklarımı karnıma çekme ihtiyacı duyacak kadar üşümüştüm. Benim yatağıma paralel yerleştirilmiş diğer yatağa bakınca Bilal’in sırt üstü, ağzı açık…

Üzerime Yazılmıştır

1.Topalın yanındayken böyle düşler kurmazdı normalde. Susmayı ya da söylenene ithafen ucuz bir iki kelime etmeyi daha sık tercih ederdi. Oysa şimdi dünyanın en soğuk Ankara’sında, Topal’ın ablasının evinde oturmuş geceyi düşünüyordu. Ne yapacaktı ne söyleyecekti… Kim bilir belki de…

Kapının Dış Mandalı

Tarihe not düşüldü; “benim adım Napolyon Bonaparte ve asillik benle başlar”O an masada oturan herkes Napolyon’nun elindeki kadehe bakar, Napolyon kadehini havaya kaldırmış ve davetlilerin kafası karışık bir şekilde “bu ne demeye çalışıyor” diye içlerinden bir soru geçirmiştir…İşte sahnenin bu…

Bir Şehir ki Çocuklar Asi

Asidir bu şehir çocukları asiYürek yangınlarıKıyıya vuran dalgalarından belliBir yanda defne bir yanda zeytin dallarıSanma ki yıkıntılarla anılırKalkmaz geriAsidir bu şehirÇocukları asiNe İskender’e yar olmuşNe Fransız’a bakiYarılsa da göğsünün ana damarıYine gelir yan yanaErmeni Türk NusayrîAsidir bu şehirÇocukları asiBaş eğmez…

Ruh Çürümesi

Kendini her yerde arayan ruhum ağzımdan dökülüyordu. Bastırdığım duygular yaralarımı deşiyor, tüm hücrelerimi nefessiz bırakıyordu. Nasıl durduğumu ve nasıl göründüğümü obsesif bir şekilde kontrol ediyordum. Gözlerimin içine bakıp her bakışın yarattığı sancıyı takip etmeye çalışıyordum. Beynimin içi acılar ve travmalarla…

Had/siz

“Bu yaştan sonra” diye başladı cümlesine, gerisini dinlemedim. Oysa bir beş yıl önce ateşli tartışmalara girerdim. Her zaman kazanamazdım. Hatta karşımdaki bir laf cambazı ise zayıf noktamdan yakalayıp realist olduğum konulardan mevzuya girerek görünen çerçevemin sınırlarını hatırlatınca yumuşar, haklılığını kabul…

Göl Kitabesi

Bekleme Kapısı An, ruhumuzun her şeyi sıkıştırdığı ve gövdemizin hiçbir şey yaşayamadığı zaman. Medeniyet, gerçeğin üzerine kurulmuş bir tuzak. Kentler, ruhumuzun uyuştuğu rahatlık. Hastalık, insana gebe şişkinlik ve anıları bozan yara. Susunuz lütfen! Çünkü mantık, anlamsız denge. Gerçek, sonsuzluktan ibaret…

Revan

Bir ay dede hikayesi geçse istasyondan Saçları dökülmüş bir kadın ürkütse seni durakta Dilek koşul kipleri çufçuflasa rayları Ne vakittir sesinde sızasım var Ne vakittir bir beladır gölgesinde baht ağacının Bir ölüm var bugün de bir kadın sesinde Yola bakan…

Solungaç

Sen şimdi çok güzel bir uyku halindesinSana yemin olsun kiçok güzel bir uyku halindesinuykunda darılar, mastar ekleri, alüvyal topraklarçıplak ayaksın, çıplak bir ayak.berrak bir suyun üzerinden duran çıplak ayaklarSen şimdi çok güzel bir uyku halindesinBerrak bir suyun üzerinden durançıplak ayaklarEllerine…

CEHENNEM TABURU

Genzimde tutuşan bir günde, sırtı çatırdıyor dağlarınKayboluyor yüzümü uyandıran korkuDilimde kuş tüylerinin yırtıcı serüveniÖlümsü denklemlerin altında,Aklım suda eriyen kağıtlarla dağılır. Evrensel ruhla gelen yaşamımİdeolojik dünyanın elleriyle bölünürKimliğini kazanan bir gölgeyim şimdiHümanist tanrıların veÜzümperest şarapların var olduğu kadar vardım. Belki varlığımın…

Aralıklar Aralıklar

Saçlarından fırlayan rahvan atlarDört nala koşarken üstüme üstümeBir esmer kadın güzelliğindeVe yaz günüdür ille deNe dağlarda gezen yörüklerNe şehrin gri evleriBir nehir akarCan verirBakışlar ah bakışlarÖylesine yakınDerin çok derinUzak ulaşılamayacakKemer tokalarının ışıltısını saranSimsiyah derilerin esaretindeDeliklerden sızdığı kadardır şimdi aşkAralık günü…

Kuyruklu Yalan

Ben seni hiç özlemedim ki!Gözlerimde ki yaşlara bakma,Yalancı onlar. Ben seni hiç özlemedim ki!Ben kovaladıkça,Karşıma dikilen hayallerin de yok.Ben seni hiç özlemedim ki! Dokunuşlarını da unuttumKirpiklerimi okşamanı da.Ben seni hiç özlemedim ki! Birinden çıkıp, diğerine yuvarlandığımKuyular gibi gözlerini de unuttum.Ben…

Çok Dilli Beyin

Kozmopolit dünya yapısında insanların sosyal, siyasal, kişisel farklılıkları önemli bir yer tutar. Bu farklılıkları ifade etmek için sembolik bir dile ihtiyaç duymaktayız. Duygularımızı, düşüncelerimizi, davranışlarımızı anlamlandırıp ifade etmek için dil bir araç rolündedir. Dünya yapısına baktığımızda insanlık, tarihten bu yana…