5 Eylül 2026

Edebiyat

Kafa

Size biraz geldiğim yeri anlatarak başlamalıyım. Belki o zaman beni yargılamak yerine anlamaya çalışırsınız. Ülkemin adı ‘İki kafa’ anlamına gelen Harmone ve bu ülkede herkesin iki kafası var. Biri hep iyilik düşünür diğeri ise hep kötülük. İşte bu yüzden herkesin…

Kestane Sokak

Birazdan geçecektirGözlüklerinin buğusuylaBaşı öne eğikSiyah saçları yanlardan kıvır kıvır dökülenKırmızı pardesölü kadınDamlardaki karın rüzgara kattığı ayazlaAyazağa’dan bu yana esenPrusya mavisi gözleriVe Alman parlak beyaz teniyleYaşamına anlam arayanİrice sarışın öğrenci kızNefes nefese tırmanacaktırHemen ardındanBirbirine karışmışSiyah kıvırcık düzensiz sakalıEsmer teninde siğiller yara…

Sensiz Saniyeler Neyime

EmeğimAlın terimSevdiğimSaat beş olsun diyeGözümü saatlere diktiğimAvcumun nasırıBacaklarımın yorgunluğuÖğle aralarındaTadıni dahi anlamadanAlelacele yediğim yemeğimSabah gözüm yarı açıkAyaz yollarda yürüdüğümAy sonlarını bekleyişlerimYazmaktan aşınmış kalemimYazılmaktan yıpranmış defterimGözüme girip de yakan terimSokağıma vardığımda dinlenme umudumBoğazımı dinlendiren çayımBeni dinlendiren kahvemHayalini kuramadığım hayal kırıklıklarımCiğerimYüreğimİç sancımGünün…

Ayna Bulanık

Sanki hiç yaşanmamış gibi,kocaman bir coğrafyanın ekseni etrafında dönüyordu, gözlerin.Sanki hiç,Hiç,Hiç bulunmamış.Gözlerin,Hiç yaşlanmamış.

Yalnız doğduk, yalnız gideceğiz

İnsanlar hep der,Yalnız olamazsın… Yalnız yaşayamazsın…İnsan insana muhtaç…Bir bekleyeni olmalı insanın, bir seveniÜzgün olduğunda, başını yaslayacağı bir omuz bulmalı insanHayatımızın her anında, her saniyesinde insan var daNeden öldüğümüzde tek başımıza gideriz?Hani insan insana muhtaçtı?Hani yalnızlık Allah’a mahsustu demezler mi insana?Bütün…

Ay Kitabesi

Muğ Kapısı Ağzımda güneş, omuzlarımda gece; ben ihtiyar bir balıkçıyım. Anılar, zamanın isi. Saçların, dağılmış bulutlar. Gece, derin çağların yıkıntısındaki zaman. Ben, ormana danışan Zen dervişi. Sen, tarçın kokusundaki yasemin. Ses, gövdenin kuvveti. Söz, kalbin kuvveti. Ben, esrar külündeki ateş.…

Yaprak görevini tamamladı, sıra kimdeydi

Bir yaprak daha düştü ağacın dalındanBelki sararıp solmuştu, belki de tam zamanıydı düşmenin.Peki, sararıp solmadıysa o yaprak?Hala yeşil, hala dip diri bir yapraksa?Suç kimdeydi?Solmamaya inat eden o yemyeşil yaprağın mı?Yoksa sert esip her şeyi birbirine katan o rüzgârın mı?Sahi merak…

Sahil Türküsü

Birazdan dağların ardındanPortakal rengine çalıpBatacak güneşNe çareAma dalgalarBitmeyen bir şarkınınSonsuz dansındaAdımları bir ileri bir geri gidenUslanmaz usanmaz bir kavalye gibiBazen sararak beliniBazen tutarak eliniBazen yaslanarak omzunaVuracak sahildeki çakıl taşlarınaGökyüzü ayı çağıracak sahnesineÖnce mavi giyecekSonra en şaşalı ve parlakBeyaz elbisesiyle çıkacak…

Mutluluk Arayışı

Mutluluk neydi? Uzun zaman oldu bu hissi tatmayalı. Uzun zaman oldu görmeyeli, kendimi mutlu hissederken gözlerimin parladığını. Kendi kendine mutlu olabilir miydi bir insan? Yoksa mutlu olmak için bile bir insana mı muhtacız yine? İnsan insanayken mi mutluluğu, hüznü tadabilirdik…

Sevginin Eşleniği

Sevginin eşleniğinden bahsetmek istiyorum. Yığınlar arası kombinasyonundenkliğinden, yürek çarpıntılarının gürleyen meltemler karşısında şahlanışından. Asimanındoğum sancılarının maviyle buluşan sabahlarında, birbirini arayan milyarlarca ruhun siyah,beyaz gecelerde karşılaşma olasılıklarının gerçekleşme ümidinden. Milyarlarca çığlığın, birbirini bulmak için avaz parçaladığı, debdebeli rüyalarıngerçekleşmesine yüklediğimiz asgari umutların,…

İşçi Çocuk

ellerimde kış ihanetisoğuğun yara iziçocuktumbir başınapiç gibi koca göbekli şehirlerde yüzümde yaz lekesiyersizdi güneşin ölçüsüz öfkesigöçme mevsimi artıkçirkinlerinçocuktum, işçiydim bir pikabın kasasındaçocuktum, işçiydim, aç bir ölüydüm

Eksilen

“Fazilet hazır mısın?” diyor babam, “Şiir haftasında okuyacağın şiiri ezber ettin mi?” Ettim babacığım diye atılıyorum; önüme düşen asi perçemi geri atarak. İstersen şimdi hemen okurum, tek nefeste… “Şimdi olmaz,” diyor babam; bond çantasını eline alıp, kapıdan çıkarken. “Hatırlat! Dinleyeyim…

Öksüz Bir Karadeniz Türküsü

Sakin ve hüzünlü bir Karadeniz Türküsü çalarGece kadar derinGece kadar uzunGece kadar hasretlik doluYeşil yapraklar bakar gözleriyle yollaraBembeyaz yaseminler açar o an anılarAy parlağı gecenin en köründeYalan sanır şarkılarda dökülen gözyaşlarınıOlanca yılların yorduğu bakışları yalan sanırOysa tüm öksüzlüğüyle aşka hasretinAyağına…

Hasret

Sevgilim Koşmak seninle bir diyar boyu Dünyanın bir ucuna birlikte uçmak Gözlerini içmek gibi sayısız arzum var Bedenim senden uzak olsa da Ruhum sana zincirlenmiş gibi Hangi köşeyi dönsem Sokağım hep sana çıkıyor Sende bir nicelik var Bir sonsuzluk ibaresi…

Kuşatma Göklerin Matemi

Ne güzel bir şenliktir hasretin,Ne şenliktir serpilmek şimdi yanaklarından al taneSerpilmek, budak budak.Dudak havzalardan aşağı yeşermiş tohumlarlaGöğsümde bitmiş ocağınNur tane elbiseler ile sükut ederYazgında ay parçamSenem suretine,Yazhanem. Düş kırığım, kim ne eylesin beldemden, ak akçe kararmış bir bohça ile geçmesin,Mabedimden…

Kulağımdaki Çınlama 500 Bin Lira

Günlerdir hiç şikâyet etmeden yanan soba biriktirdiği kurumu, “Artık yeter!” diyerek Furkan’ın yüzüne boşalttı. Bu yüzden ağzındaki kömür tadıyla uyandı. Yüzünü karartan kurum, on ikisinde uyuyup on üçünde uyandığı bu sabah, sanki hayatının nasıl geçeceğinin ön gösterimi gibiydi. Dün böyle…

Nasılsın Kendim? Nasılım?

Her zaman başkalarına sorduk bu soruyu, kendimizden başka herkesi, her şeyi merak eder olduk. Başkalarının mutlulukları ve mutsuzlukları o kadar ilgilendirdi ki bizi, biz biz olalı kendimizi unuttuk. Nasılsın? Neler yapıyorsun? Nasıl geçti günün? Hayallerin ne? Planların neler? Başkalarının hayatlarını…

Yanağına Deniz Basmış Akdeniz

Ey dağlarını kurban edenYanığına deniz basmışHüzünlü yoldaşKayalıkların mı ağlasınŞelalelerin miKime dert yanasınYana yanaKimden hayır alasınŞimdi kül dağlarında ölü ceylanlar yatarŞimdi kül dağlarında kahpelikUzanmaz koridorlardan elleri sanaNe eşin yoldaşın sağabilir yaranıNe falezlerinden dökülenlerBir efkar sarar üstünüDuman dumanEn karasındanBir efkar ki eylemez…

Üç Karanlık Kitabesi

XI. Methiye (Sub) Gözlerin; rüyanın dokusundaki gerçek, masal dağındaki hayal, mavi bir çöl ve çiçek açmış bulutsu bir gök. Gövden; Elif’in omurgasındaki kavis, Aşur’un önünde salınan Dicle ve ruhun tanrıya karıştığı mekân. Gülüşün; müjdelenmiş bahar, cennetin kapısındaki bin rüya ve…

Günebakan Yalnızlık

Gün, meşru müdafi doğuyor.Karanlık bir ayazdan başka, hissedilen hiçbir şey olmadı.Önceydi,Öyle bir karanlık ve öyle bir ayazdın ki, kana susamıştın.Bir soğuk buz kesiyordun tenimden içeri,Öylesin bir yalın ayaktım, öylesin bir çıplaktım ki,Ayaklarım üşüttüm.Bir parmağımı azlettim canımdan içeri,Bedenimden içeri hapsoldu bu…