9 Ekim 2026ISSN 3150-0757

Zamansız’ın seçtiği kitaplar satışta Kitap Mağazası

Edebiyat

Yazarlarımızdan Rabia Çelik Çadırcı’nın, Müesser Yeniay’la Röportajı

Müesser Yeniay’la “Güller Yükseliyor Dumanlar Gibi” üzerine… Öncelikle kutluyorum yeni kitabınızı. “Güller Yükseliyor Dumanlar Gibi” içerisinde yer alan şiirlerinizin yaratım süreci ve poetikası hakkında neler söyleyebilirsiniz? Beş yıl aradan sonra şiirlerimi okurla paylaşmak gerçekten heyecan verici. Buradan Müesser Yeniay şiirini…

Ben’de Cinnet; Biraz Absürt Biraz Edebi

Soğuk buralar…  Dışarısı ayaz soğuğu, buz soğuğu , kurşun soğuğu, bomba soğuğu… İçerisi kış soğuğu, yalnızlık soğuğu…  Televizyonu açtım, televizyon ölümden, savaştan, nefretten, evlilik programlarından, çarpık ilişkilerle bezeli realite showlardan geçilmiyordu, televizyona bir kafa attım.  Televizyona bir şey olmadı, kafam…

Lâl ve Gece

Kentin kalabalığından uzak, sarmaşıklar ile bezenmiş, loş ışıklı bir köşe başı kahvehanesidir burası. İşlektir, uğraktır kendini bulanlara, belki de kaybedenlere. “Hüzünle gelen geceyle gider.” diyordu biri. Bir adam gelirdi buraya. Kandillerini yakıp gelirdi, dönüş yolundaki bu mistik kahvehaneye. Üstünde bir…

Badem Ağacı

Bu gözler neler gördü neler. “Di” li geçmiş zamanın birinde. Üç doğrunun bir yanlışı götürdüğünü gördüm. Gecenin yarasını gün kapatıyordu tan sessizliğinde. Toprağın yangınını gördüm. Bir şeylerin geç kaynadığını. Fokurdadığını suyun ve doğurduğunu gördüm bollukla, sabırla toprağın. Meyve verir elbet…

Resim

“Yerini yol kılabilmiş kişi, yönünü yük olmaktan çıkarmıştır, hafiftir artık…” Oruç Aruoba Geldiğimden beri odamdan çıkmıyorum; bugün bir hafta olacak. Sığınma evindeki diğer kadınlar sanırım bu duruma alışık. Bir iki tanesi dışında kapımı çalan olmadı. “Bekleyeceğiz,” dedi içlerinden biri, duydum.…

Yutkunuşun Boğuluş Öyküsü

Yumuşakça bir tülle örtülmüş şu göğsümün altında uyuyan demir pençenin minesi değil miydin sen? Ben yoksulluk tanrısı, ölümle ardalanan kimsesizlik fotoğrafı. Sen pası, yası öğütüp, bir kuşun kanadına iliştirip, göklere çıkartan. Sonsuz boşluklara varıp yere çalan. Sen tufanda vaha, çoramış…

Gökyüzü Sevişmeleri

Soluk alıp verdiğim bu mavi noktada,Her geçen saniye,Aleyhine atılan bir çelmeden ibaret ise,Ne diye var o halde bu mavi noktaya sebep gökyüzü?Bu kısrak, gökyüzü. Soluk alıp verdiğim bu mavi noktada,Her geçen saniye,Duygularım, bir başka bilinçlerce kaleme alındıysa,Kim tarafından yaratılmış olur…

Gök Kitabesi

I. Kapı Ayrılık, sahipsiz bir eşya. Kaçmak, en büyük kavga ve bunlar baş edemediğim ben. Yalnızlık, bir şehir oyunu. Toplum, ortak aklın cezası ve çocuklar, insanın ölümsüzlük meyvesi. Eski, hileli bir zaman. Zaman, ömrün bizi terk edişi ve dudağın sonbahardaki…

Uzak Yalnız Bir Adaya

Limonlar sarıya dönmüştürPortakal çiçekleri açmıştır beyaz beyazTurkuaz dalgalarıyla denizin kıyısında hurmalar palmiyelerSalınmıştır yeni güz rüzgarlarıylaGüneşin turuncu ateşine bulutlar gelmiştir bazı bazıDağlardaki yeşillikler biraz daha koyuya çalmıştırPapatyalar şampuanlara kremlere Babutsalar masaya dönmüştürHavanın o en sıcağı kırılmıştır artıkSazlıklar boy vermeye başlamıştırFatıma’dan Arabahmet’e…

Ovidukt’ta Sperm Başında Akrozom Reaksiyonun Gerçekleşmesi

Sana böldüklerimi başkalarıyla paylaşıyorumBire bölünmekle çoğa bölünmek aynı derecede huzursuzKusurun bende olduğuna iknayımSol şeridi işgal eden züppenin yol serbestine kapılması gibi uyumsuzİçimde kanlı bir trafik kazasıHayır, içinde benim kazalarımınBüyük şehirlere olan tutkusuAkıllılık etmek çizme boyu nehire şapadanak dalmakAkıllılık etmek kırılan…

Zaman

Biz elleri kirli bir rüyanın sahibiyizAçların, üşümüşlerin, kimsesizliğinAydınlık ve karanlık arasında duranların mümessiliBiz sessizliğin harfleriyiz. Zaman dişleri kör bir testeredir ey insanUyanmak vaktidir, elleri kirli bu rüyadan.

Leyla

Dağlar inerdi kardanKomşu hanım teyzeler, güneşe çarşaf çarşafLakırdı bırakırdıKış çiçekleri açardı pencerende LeylaUzağa bakardın günün yedi saatiDüşler postası uğramazdı sizeBaharla mahalle kahvesindeHasan tenekede tavuk ederdiElma bahçelerini severdin sen LeylaYeşillere dokunamazdın sevda yangınındaEllerin yanardıFırın önündekikir derdi kızlarSenin sesin yağmurlara yol açardıDağlar…

Leyi

Rüyalardan bahsettiğim bir gecede,Bir ben varım, kirli ellerin arasında çırpınanYağmur yağması için yüzüne,Çıplak bir serinkanlılık ileHavaya doğru avuç içlerinden,en derin noktasından,-kader de denir.Gürleyen gökler isterim.Kabarmış gökler, mülkiyeti adına.

Soyut Besin: Stres

İnsanoğlunu hayatta tutan en iyi besin nedir? Bunun cevabını bulmak için bilim dünyası fazlasıyla uğraşmıştır. Kimisi vejeteryan beslenme, kimisi vegan beslenme, kimisi etçilliği, kimisi de hepçil beslenme gibi farklı beslenme stillerini savunmuştur bu camiada. Fakat bazı besinler dişlerimizle parçaladığımız, sindirdiğimiz…

Yazmak ve Bilinç Akışı Anlatım Tekniği (Bölüm:9)  

“Yazı üreten sevinç bir coşkudur, bir kendinden geçmedir, bir değişim geçirmedir, bir aydınlanmadır, bir sarsılmadır, bir dönüşmedir… Yazma arzusunda tuhaf bir alışkanlık (manyaklık) vardır. Yazar, seyredilmesi komik bir kişidir. Arzusu kendisini sıkıştıran kişidir. Manyaklık derecesindeki arzunun gülünç bir yanı vardır……

Mağara Kitabesi

Botan Kapısı Göl, kör bir ırmak. Ben, büyülü orman ozanı. Sen, hayallerin doğurduğu rüya. Rüzgâr, ruhu hatırlatan ses. Ben, kâinatın kalbindeki tef. Sen, nar bayramındaki ilahi. Kaya, canı çekilmiş maden. Ben, koynundaki süt. Sen, suya hayat veren yosun. Gece, boyu…

Bergen ve Diğer Arabesk Şeyler

Bergen’i toplamda 6 milyondan fazla kişi izledi. Kalkıp sinema salonlarına giderek izleyenlerin sayısı bu. Evlerinde, internette, telefonda izleyenleri de hesaba katabilseydik belki 10 – 15 milyon insan izledi Bergen filmini.  Müslüm filmini de sinema salonlarında 7 milyon kişi izlemişti. Bir…

Düşüne düş katıyor seferi bir düğme

Gideceği yer varacağı yere yakın.Yol eski yol değil ayakları aynı.Elleri hazır ve nazırGözleri mühürlenmiş, ben kör derim sen gözyaşı.Toprağı kurak, insanları mazlumİnekleri susuzluktan öldü, nasip vebaya kaldıBavulları aşınmış, taşını tepmekten okulluların. Tasları yok elleri ne güne duru.Cebi yok esvabının, sigarası…

Aylardan Mayıstı

Taktı baretiniGiyindi tulumunuTuttu çekiciniKavradı orağınıYürüdü çamurlu ayaklarıylaYürüdü karanlıkların en karası gecedeKararlı adımlarla ufka doğruSalladı bir o yandanSalladı bir bu yandanYüreğinden vurduÇekici örse vurur gibiYüreğinden vurduSon hasadı kırar gibjYüreğinden vurduZalimi yere serer gibiVurdu ha vurduKurak yaz günlerindeKana kana su içer gibiSoğukta…