6 Eylül 2026

Edebiyat

başımdaki yeni us’a merhaba

yeni koltuk takımlarının canı cehennemeporselen tabaklar, suplalargümüş kaplama bıçaklarhayatımızı nasıl da kesiyorlar canı cehenneme o sıkıcı botlarınstilettoların ağırlığı bedenimdene demeli yığın halinde buluzlarave elbiselerin askıda eskiyen yüzüne merhaba yeni dünyamdaki özgür tin’ebaşımdaki yeni us’a merhaba

Çalının Sahil Barakasında

İki adam oturmuş sahil barakasındaBiri iskemleye ters oturmuşElleri üst üste birleşikDiğerinin elinde çuvaldızŞapkası kaşının üstüne düşmüşDikiyor da dikiyor ağın yamasınıKedinin gözü ağdaİçinde takılı balık var mı diyeBuram buram kokusuna aldanmışİskemlenin yamulmuş tek ayağının tıkırtısındaArkada seher telaşesine kadarKumlar üzerinde derin uykuda…

Ömer Hayyam’a Mektup

Oğlum yavrum canımın en güzel parçası sen bu mektubu okuduğun zamanlarda nerelerde ne hallerde olurum bilmiyorum. Malum Azrail gelmeden ne mail atıyor nede mesaj. Ben sana bu mektubu yazarken sen annenin karnında keyif çatıyorsun. Gerçekten sen mi istiyorsun bilmiyorum ama…

Şubat Sanrısı

Sen kova burcunun, asi çocuğu!Zemherir umutların muğlak yolcusuYalnızlıkların eşiğinden sesleniyorum sanaKulak ver bana! Şubat’ın sancılı, bitmek bilmeyen yolculuğuEmine’nin düğümlenen dudaklarının acısındaSaatlerin tik tak raksının en soluksuz anındaKulak ver bana! Şubat’ın asi çocuğuSana koşuyorum mahmuzlanmış bir anımlaSeni arıyorum mor salkımların, mor…

Küf

Altı yıl, altı ay verdiler bana. O soyu bozuk Yusuf’ u öldürdüm. “Mahallede itibarı vardır, kaç yıllık komşumuz, yapmaz öyle şey!” demiş anneme, Terzi Necibe. Annem de kovmuş evden. Arkasından çok ağlamış, en küçüğümüz Şehriban söyledi. Geçtiğimiz perşembe, görüş gününde……

Sek İçilen Fikirler

Radyoda tatyos efendi’nin külliyatından bir şeyler çalıyor,hayat hiç ummadığım kadar çirkin…zaman alabildiğine kısave sohrap hala tadını bozmayan bir müslüman…annem zamana karşı ayakta duranenderlerin başını çekiyor,aylardan ağustos ve böcekleri,ben hala ailemin hayırsız bir ferdiyim…tabakamda bir avuç tütün ve küllüğüm yetimliğini inatla…

Sinema Ve Dizi Film Oyuncusu Murat MAKAR İle Röportaj

-Din, dil, ırk, sınır farkı gözetmeden İnsan olgusunun bende önemli ve değerli olması hiçbir değişikliğe uğramadan benimle günümüze kadar gelmiştir. – Üzerinde yaşadığımız toprakların kültürel birikimi ve tarih sayfasında yaşadığımız olaylar bütünü hikâyelerin ana başlıklarının sayısız bir zenginlikte karşımıza çıkmasını…

Hayatın Olayım İstedim

Birileri ilklerin olmuşBen hayatın olayım istedimGözlerinGözlerinGözlerin aydıGözlerinGözlerinGözlerin aydınGözlerinEn karanlık gecemde aydıYol bulurdumGün karanlık gecem olurdunBir mum yanardıMinimalCebimdeki param kadarMasamdaki öğün kadarYaşayabildiğimiz kadarMinimalAma minimal değildi sevgimKapkaranlık gecedekiAy gibiMinimal değildiSevdam hiç minimal olmadıOn senelerce bekleyişlerimdeBirileri ilklerin olmuştuBen hayatın olayım istedimGözlerinde ay büyüdüBen…

Edip Kapısı

                Yol   Öğle gölgesindeki güneş, ay ışığındaki buğday başağı ve akşam kandili, şölenin tam ortasındaki mum,  biz biliyoruz ki rüyanın perdesi uykudur.   Üzerimde beyaz rida. Bu göğsümdeki dünya yalan; yılan bir yol. Oysa öyle kâinatın üç sırrını taşımışsın…

lev

buğu yapıyor akşamlar şehrin göğünekauçuğumuzun yüzüne vuran ay ışığı kararlıve kararlı geceye inen şarkılar yele karşı adını mırıldanmayagri bir kedi gölgesi koridordaçocukluğumuzdan uyanmıştık ya hanianason kokulu gecelerden birindegülüşüp ağlaşmıştıksaçlarımın yüzüne düştüğü bir akşamüstü cengindevesaire vesairedeğil mi ki duyulmaz o dalgalar…

Ola ki

Bir bebeğim, ilk nefes almışımAnnemin koynundan koparılmışEmeklemeye bile başlamadanSeni sevmişimTüm çiçeklerden kokular devşirmişYine de senin kokunu bulamamışımBir köşe başında rastlarım diye sanaYedi yirmi dört yalın ayak dolaşıp durmuşumNerede olacağını söyleyebilen kuşlardanMedet ummuşum Ola ki bir filizim belkiKayaç topraklardaİte kaka göğermişim…

Usta Şairlerden Şiir Üzerine Görüşler – Celal Soycan

Bugünki konuğum Celal Soycanİlgili çalışmama farklı yaklaşımıyla ayırdığı kıymetli zaman ve yanıtı için teşekkür ederim. Değerli kardeşim, Mersin ‘den merhaba. Soruşturmaya ilişkin nazik iletinizi almıştım. Sorularınıza içkin temel bir meselede farklı düşündüğüm için yazamadım.Sorun şu: Sanatta, şiirde GENÇ olanın kategorize…

Yalın Mektuplara Silsilesi 6

Güzel akşamların olsun bayım, küllüğü uzattığın için teşekkür ederim.Normalde senden hep en son bahsederdim ama ben bu gün hiç normal değilim,olmam da bir şeyi değiştirmez diye düşünüyorum…Ha bu aradaakşam üstü göçmen kuşlarının geldiğini gördüm,selam felan gelmedi sendenüzülmem gerekiyordu biliyorum,dediğim gibi…

Shlimazl

Güzel bakışlara sahipti doğduğundaGün geçtikçeBakışlarının çakmağında gaz tükendiŞu ol dedilerŞunu yap dedilerŞunu asla yapma dedilerÖldürme dedilerÇalma dedilerÖldürmediÇalmadıAma geri kalanını da hiç umursamadıUmursamadıkça hayatı daha da kanıksadıKanıksadıkça da başına gelmeyen kalmadıÖyle bir senaryonun başrolündeydi kiDram desen değilTrajikomik desen değilAbsürt olsa biraz…

SEN

Sen! öte tarafa giden geminin dağınıkTuzlu ve nemli havası Sen! acıların kırdığı çocuk bakışınrüzgara toka,bir şiirin telleri, okyanusa açılan kapıyağmur elbisen. sen! aşkın ve baharın kiraz rengikokusu bir dalın yeni yırtılmış kabuğuaçılmış ve bitmeyecek. Sen! olmadığında değilSevmediğinde yalnızlığım.

Ben Kusurlu Tanrı

Bugün perşembe. Uygunsuz. Ben doğmuşum. Aç açına. On dört yaşıma gelmişim. Öylesine. Bir on dört sene daha. Üzerine dört. Dört kere doğurmuşlar beni. Rahimden, şehirden, benden, senden. Yeterli mi? Bir çokoprens kadarmış suratım. Gözler kayıp, gözkapakları baskın. Portakal yemiş annem.…