10 Ekim 2026ISSN 3150-0757

Zamansız’ın seçtiği kitaplar satışta Kitap Mağazası

Edebiyat

yaşamak

yalnızca hayatta kalmak mı?yaşamak! tüm ölü ve diri hücrelerimizleyaşamak, payımızı alarak muhannetin elindenola ki devlerin aklından cüceleri ezmek geçerola ki afili yakalılar ötekini perişan etmeyi düşlerve düşleri bir kibrit harında son dünya kirini nakşederçulsuzların peşinden eksilmeyen o arabesk fitilayaklı virüsün…

Bir Delinin Günlüğü-2

Hayli zamandır tefekkürdeyim,kahvem biraz ben kokuyor,ve haylazlığım kaldığı revaçta ilerliyor.Bir kış sabahı,mitolojik rüyalardan uyanmışım,Baktığım her noktada bir mit beliriveriyor,Tanrı eski ihtişamını yakalamış,rüzgar, cennetten esermişcesine güzel kokularla selamlıyor beni,güzel şiirler okuyorum artık,iyi şiirler,her şeyden ırak şiirler,içinde hasret olmayan şiirler,aşk olmayan,duygu yüksüz…

Unut(ma)

Acıların sevindiren yanı olur mu? Olur… Hem de bal gibi olur. Gözünün önünde hayattaki son nefeslerini alıp, yakalandığı hastalığa hem kahrolup hem de iyi ki olanları hatırlamıyor diye sevinir mi insan? Sevinir… Hiç sevmediği hastanelere son günlerini verdiğini anlamamak güzel…

Nergis ve Kuş

Gözlerimde açan gülleri solduran hırsKibirin ve kininOysa şarkılar söyler de uçardım sanaTüm göğsüm delik deşik olsa daYırtılan diyaframıma aldırmadanSevda şarkıları söylerdimGöl kenarında bitsen deYahut bir bahçede fark etmedenRengini umursamadım hiçUmursamadım da ömrüm boyunca renkleriŞekillere bakmadımSevmedim kalıpları, kalıp sözleriAtasözlerinden ders aldım…

Köle İnsan mıdır ki

Sevgili Kartacalılar! Pek kıymetli  “Leyla kimdir? Leyla nedir?“ gayyasına gark olmuş Kays şahsında divane kekelerim! Not: Uzun zaman aralığının vermiş olduğu çene düşmesinden mütevellid sitem/sistem yazısıdır. 19 yaşında Lyli’ye yeteneklisin dediler, çok sevindi Lyli. Bir ay içinde tüm kuralları öğrenecek…

Yazarlarımızdan Zeynep Çelik İle Röportaj

Zeynep Çelik: “YAZMAYI KENDİMLE RANDEVULAŞMAK OLARAK DÜŞÜNÜYORUM” Yazmak bir eylemdir haliyle, bir başkaldırı, bir serüven belki de… Dilden/sözden; yazıya/eyleme dönüşür düşünülen fikir. Yazıya dökülmeyen söz çok eskilerde olduğu gibi sözlü edebiyata dönüşmüyor artık(istisna yerler hariç) uçmaya çalışan söz bir yerlerde…

Orman Kitabesi

Çöl Kapısı Sen, Mithat Paşa’nın kızı; Arabi, Nusayri ve çölün gece neşesi Şahı Merdan Osmanî. Göğsündeki kuş; Kays’ın sevgili kalbi. Buhurun dumanındaki rüya; Orpheus’un dövmeli orman çengisi, havvası ve emanet dünyanın hevesi. Kalbindeki ay ışığı; Yır Betiği’nde yedi telli çalgıyla…

Arzu ve Çıplak Darbe

Ben bu hayattan göçüp gittikten sonra,Sanırım ahlakım değişecek, gerisin geriye açılacak kapılar..Rüzgardan aşağılara savrulacak insan saydıklarımızVe gurur yitirecek kendini.Bir çocuk ağlayacak daha beşiğinde.Gözleri kapalı ve inatçı bir çığlık ile, masum olduğumu anlatmaya çalışacak.Bir meme darbesi ile susturulacak yalnız,Ve kimse, artık…

Azgeçmiş

yok korkmadım asla,sırtımı sırrımın vuslatına dayadım hep,sonra kızmadım sana hiç,kendime kızdım biraz sadece,aslında çok kızdım kendime ama…neyse…çok defa elini omzuma atıp bu da geçer diyen insanlara rastladım,göz ucuyla ellerine bakıphafif tebessüm ederdim hepvesusardım;ne bileyim,öyle işte, susardım…susmasam ağlardım çünkü,gereksiz duygusal tepkimelerin…

Aşk İle Döndüm Kendime

Bir yangındım kaynağı bilinmeyenHırsla doluKeskinSarp dağ başlarıydımAra sokaklardan caddelere taşan bir isyanKuşatılmış bir meydandımKapkara bir bayraktımEn önde ellerde sallananSert vurgun yorgun salınan simsiyahtımKızılını ve umudunu yitirenBir alevdimGülüşünü bir yerlerde unutmuşRotasız bir seyyahtımÇıkınında bir şeyi kalmamışTabanları ağrılıOmzu morKolları bitapÇarığı yırtıkSakalı kir…

Mevsim, evler ve çocuk

Mevsim ölen avluya katılmışSarı kuşlar kayboluyor peşindeYorgunluk atların konuştuğu dil artıkGövdem dökülüyor ceplerimdenHaritalarda kaybolmuş şehir Denizin şaraba dolduğu bir geceDaha merhametli oluyor gökyüzüGeç bir sabahta oysa insanlarHepsi bulutlu, hepsi geçimsiz Kapılar soğumuş, açılmıyorRüyaların paslı terazisindeParçalanmış kirpikler de Kendinin ağıdı olmuş…

Bir Delinin Günlüğü

Bir otobüs durağındayım,ruhum hayli güzel,vazgeçmek gibi bir lüksü kullanmak istemiyorum hayattan,elimde bir poşet mandalina,otobüs bekliyorum gitmek için bu mahalden,hafiften yağmur çiseliyor ahmaklığımı,yüzümden düşen bin parça,sokağı aydınlatan loş lambalar selamlıyor beni;elimde iki poşet,birinde hazanlarım,diğerinde mandalinalar…Bir otobüs durağındayım,dünya tüm karamsarlığını toplamış üstümden,fonda…

Karakütük

Ben buradayım bak!İşte bu denize baktım;Tekneye..Şöyle kurulsam dedim içine, dolaşsamYanımda sevdiğim..Balıkçılar vardı, balık tutmak istedim.Ne oltam var, ne zamanım.Mavisin İstanbul!Yeşilinin de hatırı sayılır.Şu tepelerde bile olasım geldi, neredee?..İçime çektim denizi, dağı, tepeyi, gökyüzünü..Bi sigara içtim,Gittim…

Yorgun Süt

“Ortacıya git, onunla hesaplaş.” dedi, Yakup emmi. Aç biilaç bunca yol geldim, paramı almadan hiçbir yere gidemem dedim; ya şimdi verirsin paramı ya da şuracığa yığılır kalırım yeminle. Seğiren sağ gözüyle daha bir dikkat kesilen Yakup emmi, “De bakalım,” dedi.…

Behlül Yokuşu

Sokak düşleri nelere kadir;Bir vakitler ben de bir ahmak ıslatanda düş-müştümBir yokuşun ardı sıraYokuşta kadınlar dolusu hikaye…Fatma Teyze, Karadeniz’den bir fırtına katardı peşi sıraYemenisini bağlar tepeden bakardıKahvedeki Koca İsmail’i gözlemekteydi yaşlı gözleriBir vakitler derdi; ben henüz 13 yaşımın…Susmayan hüznü kavgalıydı…

Yalın Mektuplar Silsilesi 2

Sabaha karşı saat 03.50 artık tanrıyla aramdaki perde kalkmış durumda; Kuş cıvıltılarında onun sesi,esen rüzgarda onun kokusu,konuşan insanlar onun kelimeleriyle cümleler kurup vahyiler indiriyor.İlahi bir tınıyla mırıldanan dudaklarımdan kainata ayetler dökülüyor,kıvır saçlarından gökyüzüne tırmanıyorum sonra,Arş-ı alada sancılar içinde doğum yapan…

Adnan Gerger İle Röportaj

“YAZMAK, HAYATIN ZORBALIĞINA İTİRAZDIR” Adnan GERGER:  Yazarın asıl gücü edebiyata bakış açısından ve onu nasıl algıladığından oluşturduğu biçiminden gelir. Bu biçim, düşünsel yazgının kalıplarını kıran biçimdir. Adnan Gerger’le Zamansız Dergi adına,  e-posta yoluyla röportaj yaptım. Bu röportajı çok önemsedim. Çünkü bu…

SÖYLE DE TUTUNAYIM

Tüm çıplaklıklara gözümü yumdumKör ettim gözlerimi şıklıklaraAşkları bir bir doğrayıpKoydum bir kâğıt gemiyeBıraktım sokaktan çamurlu akan dereyeSevgiler yalan sözlere karıştıYitirdi inandırıcılığınıÇıktı fezayaBirçok boş kelime gibiSalındı uzay boşluğundaZenginliği unuttumUmudu daFakirliği deDüşmemeye direne direneKırdım ayaklarımıAyakta duramaz oluncaDüşmek de kalmadıSüründüm belki sürüngen olmadımİlla…

RUH U VİRAN

Bu sancı, bu ah, bu çile Şehirler, şehirler ağrılı leylim Yüreğim bent denizi Tutuklu bir mahkum gözlerim şimdi Kara zehir, yürek yangın, bu çöl, bu ova… Teşne yazlarımız, kışlarımız bulanık, kuşlarımız açtır bizim. Sevdalı boran, siyah, gri, çiseliyor her an…

Cahiliye Şiiri Üzerine

İki kız kardeşle veya üvey anneleriyle evlenebilen İslam öncesi dönem Arapları, trampa denilen değiş- tokuş usulüyle kadınlarını ya da kızlarını alıp verirlerdi. Bunlar olağan durumlardı. Belki de tek bildikleri şey ticaret olduğu için! Talandan kalan kadını satmak da adettendi. Adetleri…