15 Ağustos 2026

Yazarlarımızdan Zeynep Çelik İle Röportaj

Zeynep Çelik: “YAZMAYI KENDİMLE RANDEVULAŞMAK OLARAK DÜŞÜNÜYORUM” Yazmak bir eylemdir haliyle, bir başkaldırı, bir serüven belki de… Dilden/sözden; yazıya/eyleme dönüşür düşünülen fikir. Yazıya dökülmeyen söz çok eskilerde olduğu gibi sözlü edebiyata dönüşmüyor artık(istisna yerler hariç) uçmaya çalışan söz bir yerlerde…

Orman Kitabesi

Çöl Kapısı Sen, Mithat Paşa’nın kızı; Arabi, Nusayri ve çölün gece neşesi Şahı Merdan Osmanî. Göğsündeki kuş; Kays’ın sevgili kalbi. Buhurun dumanındaki rüya; Orpheus’un dövmeli orman çengisi, havvası ve emanet dünyanın hevesi. Kalbindeki ay ışığı; Yır Betiği’nde yedi telli çalgıyla…

Arzu ve Çıplak Darbe

Ben bu hayattan göçüp gittikten sonra,Sanırım ahlakım değişecek, gerisin geriye açılacak kapılar..Rüzgardan aşağılara savrulacak insan saydıklarımızVe gurur yitirecek kendini.Bir çocuk ağlayacak daha beşiğinde.Gözleri kapalı ve inatçı bir çığlık ile, masum olduğumu anlatmaya çalışacak.Bir meme darbesi ile susturulacak yalnız,Ve kimse, artık…

Azgeçmiş

yok korkmadım asla,sırtımı sırrımın vuslatına dayadım hep,sonra kızmadım sana hiç,kendime kızdım biraz sadece,aslında çok kızdım kendime ama…neyse…çok defa elini omzuma atıp bu da geçer diyen insanlara rastladım,göz ucuyla ellerine bakıphafif tebessüm ederdim hepvesusardım;ne bileyim,öyle işte, susardım…susmasam ağlardım çünkü,gereksiz duygusal tepkimelerin…

Aşk İle Döndüm Kendime

Bir yangındım kaynağı bilinmeyenHırsla doluKeskinSarp dağ başlarıydımAra sokaklardan caddelere taşan bir isyanKuşatılmış bir meydandımKapkara bir bayraktımEn önde ellerde sallananSert vurgun yorgun salınan simsiyahtımKızılını ve umudunu yitirenBir alevdimGülüşünü bir yerlerde unutmuşRotasız bir seyyahtımÇıkınında bir şeyi kalmamışTabanları ağrılıOmzu morKolları bitapÇarığı yırtıkSakalı kir…

Ailem – Dördüncü Mektup

Bu mektubu okuyunca yatağıma yavaşça gömüldüm. Yorganımı başıma çekip oluşturduğum o karanlıkta, korkuların en büyüğünü yaşamayı istedim. Ama okuduklarım ve annemin yaşadıkları karşısında bu çabamın beyhude olduğunu biliyordum. Eşimin acıyan gözlerle bana baktığını hissediyordum. Bir elin yavaşça yorganı kaldırdığını, dünyamı…

Mevsim, evler ve çocuk

Mevsim ölen avluya katılmışSarı kuşlar kayboluyor peşindeYorgunluk atların konuştuğu dil artıkGövdem dökülüyor ceplerimdenHaritalarda kaybolmuş şehir Denizin şaraba dolduğu bir geceDaha merhametli oluyor gökyüzüGeç bir sabahta oysa insanlarHepsi bulutlu, hepsi geçimsiz Kapılar soğumuş, açılmıyorRüyaların paslı terazisindeParçalanmış kirpikler de Kendinin ağıdı olmuş…

Eşhedü Dünya

U’yandım. Türk tiyatrosunun son sahnesi gibi değil.Açtım işte gözümü saat çalmadan.Ne yüzümü yıkadım ne dişimi fırçaladım.Ne kahvaltıya oturdum ne çay yuvarladım. Mont aldım vestiyerden, eşofman üstü çakması.Ayakkabı buldum tek harf farkı ile üç yüzlük eksik.Maske asılıydı geçirdim suratımdakinin üzerine.Çift maske…

Bir Delinin Günlüğü

Bir otobüs durağındayım,ruhum hayli güzel,vazgeçmek gibi bir lüksü kullanmak istemiyorum hayattan,elimde bir poşet mandalina,otobüs bekliyorum gitmek için bu mahalden,hafiften yağmur çiseliyor ahmaklığımı,yüzümden düşen bin parça,sokağı aydınlatan loş lambalar selamlıyor beni;elimde iki poşet,birinde hazanlarım,diğerinde mandalinalar…Bir otobüs durağındayım,dünya tüm karamsarlığını toplamış üstümden,fonda…

“SUYA YAZILMIŞ ZAMAN” sinema filmi yolda.

‘Suya Yazılmış Zaman’ sinema filmi projesinin alt yapı çalışmaları başladı. Dersim’in Divane Delileri romanından esinlenerek hazırlanan filmin senaryosunu aynı zamanda filmin yönetmenliğini de üstlenen Mustafa Diyar Demirsoy yazdı. Yapımcılığını Dersim’in Divane Delileri kitabının yazarı Nurettin Aslan’ın üstlendiği filmin proje danışmanlığını…

Burak Akbaş’ın İlk Öykü Kitabı Çıktı

Yazarlarımızdan Burak Akbaş’ın ilk öykü kitabı; “Kar Bazen Siyah Yağar” çıktı. Kapımızın dibinde, camımızın önünde, yolumuzun üstünde hatta hayatımızın içinde; gördüğümüz, yaşadığımız, gözümüze bir nokta gibi görünüp kaybolan gerçeklerin öyküsüdür, bu kitapta anlatılanlar. Kitabımda on bir ayrı öykü yer almaktadır. On…

Karakütük

Ben buradayım bak!İşte bu denize baktım;Tekneye..Şöyle kurulsam dedim içine, dolaşsamYanımda sevdiğim..Balıkçılar vardı, balık tutmak istedim.Ne oltam var, ne zamanım.Mavisin İstanbul!Yeşilinin de hatırı sayılır.Şu tepelerde bile olasım geldi, neredee?..İçime çektim denizi, dağı, tepeyi, gökyüzünü..Bi sigara içtim,Gittim…

Yorgun Süt

“Ortacıya git, onunla hesaplaş.” dedi, Yakup emmi. Aç biilaç bunca yol geldim, paramı almadan hiçbir yere gidemem dedim; ya şimdi verirsin paramı ya da şuracığa yığılır kalırım yeminle. Seğiren sağ gözüyle daha bir dikkat kesilen Yakup emmi, “De bakalım,” dedi.…

Behlül Yokuşu

Sokak düşleri nelere kadir;Bir vakitler ben de bir ahmak ıslatanda düş-müştümBir yokuşun ardı sıraYokuşta kadınlar dolusu hikaye…Fatma Teyze, Karadeniz’den bir fırtına katardı peşi sıraYemenisini bağlar tepeden bakardıKahvedeki Koca İsmail’i gözlemekteydi yaşlı gözleriBir vakitler derdi; ben henüz 13 yaşımın…Susmayan hüznü kavgalıydı…

Yalın Mektuplar Silsilesi 2

Sabaha karşı saat 03.50 artık tanrıyla aramdaki perde kalkmış durumda; Kuş cıvıltılarında onun sesi,esen rüzgarda onun kokusu,konuşan insanlar onun kelimeleriyle cümleler kurup vahyiler indiriyor.İlahi bir tınıyla mırıldanan dudaklarımdan kainata ayetler dökülüyor,kıvır saçlarından gökyüzüne tırmanıyorum sonra,Arş-ı alada sancılar içinde doğum yapan…

Adnan Gerger İle Röportaj

“YAZMAK, HAYATIN ZORBALIĞINA İTİRAZDIR” Adnan GERGER:  Yazarın asıl gücü edebiyata bakış açısından ve onu nasıl algıladığından oluşturduğu biçiminden gelir. Bu biçim, düşünsel yazgının kalıplarını kıran biçimdir. Adnan Gerger’le Zamansız Dergi adına,  e-posta yoluyla röportaj yaptım. Bu röportajı çok önemsedim. Çünkü bu…

Poşet Savrulmaları

Balkonda, arkadaşlarının yanından düşmüş…Ya da itilmiş…Yerde duran ve esen rüzgârın yönüne göre…Kendi alanından ayrılmadan savrulan… ‘Bir market poşeti gibi hayatlar gördüm!’ Fırtına ile beraber tam özgürlüklerine de kavuşamıyorlardı.Ve ait oldukları yere de dönemiyorlardı.Birkaç adım mesafesine sağa…Sola!Öne…Geriye!Ve en çok sonuncusu galip…

SÖYLE DE TUTUNAYIM

Tüm çıplaklıklara gözümü yumdumKör ettim gözlerimi şıklıklaraAşkları bir bir doğrayıpKoydum bir kâğıt gemiyeBıraktım sokaktan çamurlu akan dereyeSevgiler yalan sözlere karıştıYitirdi inandırıcılığınıÇıktı fezayaBirçok boş kelime gibiSalındı uzay boşluğundaZenginliği unuttumUmudu daFakirliği deDüşmemeye direne direneKırdım ayaklarımıAyakta duramaz oluncaDüşmek de kalmadıSüründüm belki sürüngen olmadımİlla…

RUH U VİRAN

Bu sancı, bu ah, bu çile Şehirler, şehirler ağrılı leylim Yüreğim bent denizi Tutuklu bir mahkum gözlerim şimdi Kara zehir, yürek yangın, bu çöl, bu ova… Teşne yazlarımız, kışlarımız bulanık, kuşlarımız açtır bizim. Sevdalı boran, siyah, gri, çiseliyor her an…

Cahiliye Şiiri Üzerine

İki kız kardeşle veya üvey anneleriyle evlenebilen İslam öncesi dönem Arapları, trampa denilen değiş- tokuş usulüyle kadınlarını ya da kızlarını alıp verirlerdi. Bunlar olağan durumlardı. Belki de tek bildikleri şey ticaret olduğu için! Talandan kalan kadını satmak da adettendi. Adetleri…